Jack London, her kitabına ayrı hayran kaldığım yazarın kitabına okuma serüvenim bence en güzeli olan Martin Eden ile başladı,Vahşetin Çağrısı,Beyaz Diş,Demir Ökçe derken sırada Kızıl Veba'yı okumak nasip oldu. Çevirisi ve sadeliği ile kitap okunabilir derecede güzel ve günümüzden çok da uzak olmayan bir zamanda geçiyor.
İlk 1912 yılında gazete de yayımlanan kitap daha sonra kitap haline getiriliyor.
2073 yılında James Howard Smith adlı yaşlı bir Profesörün torunlarına 60 yıl önce yaşanan veba salgını sonucu milyarca insanın canını kaybetmesini anlatıyor. Torunları onu tam anlayamıyorlar bile çünkü devir artık bizim bildiğimiz devir değil teknoloji yok, okul yok, yazı bile yok, tarım yapılmıyor, her taraf yabani bitki ve vahşi hayvan dolu kısacası insanlığın başladığı ilk zamanlardaki gibi.İlerlenilen tüm gelişmelerin sıfırlandığını düşünün öyle bir yer olmuş dünya.
Jack London'un 1912 yılında ortalıkta güncel bir salgın olmazken yüz yıl sonrasında gerçekleşebilecek böyle bir hikâye oluşturması beni çok etkiledi. İnsanların tepkileri, sadece kendilerini düşünmeleri ve içlerindeki ilkelliği, şiddeti gün yüzüne çıkarmaları, günümüz şartları içerisinde düşünmeye çok müsait mesajlardı.
Bu kısa ama gerçekçi kitabı okumanızı öneririm. Sevgiler.
Jack LondonKızıl Veba
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma