Hüseyin Nihal Atsız apolitik yahut Sabahattin Ali gibi komünist olsa, Bozkurtlar, Ruh Adam, Deli Kurt bugün Türk edebiyatının mihenk taşı olurdu. Zira Atsız Beğ romancılık konusunda çoğu yazardan çok daha önde. Ama ne var ki Türk ülkesinde, Türkçü olmasından, Türk'ün hakkını savunmasından dolayı hakir görülür. Bu durum komiktir. Kürt seviciliği, terör örgütü sempatizanlığı yapan bir edebiyatçı olsa eminim ki kendisi bu kalem ile çok daha sevilen, hayatı çok daha kolay geçen biri olurdu. Fakat ne Atsız Beğ, ne de herhangi bir Türkçü böyle bir kolay yaşamı zaten istemezdi.
Bozkurtlar nasıl bir kitap? Yıllardır roman okuyan biri olarak şunu söyleyebilirim ki yutkunmayı unuttuğum belki de tek kitaptır, ilk okuşuyum değildir, birden fazla okuduğum birkaç kitaptan biri Bozkurtlar. Elinize aldığınızda, okumaya başladığınızda kendinizi orta asya'da, bozkırda Kür Şad ile, İşbara Alp ile at koştururken hisseder, Sançar'ın kahkahasını duyarsınız. Tabii Türk ile, Türk soyu ile sorunu, sıkıntısı olan, yüzlerce yıldır Türk ülkesinde yaşamanın verdiği hazımsızlığa sahipseniz, bunların hiçbirini hissetmez, aksine kitaba da, yazara da düşman olursunuz. Kitap her Türk evladının okuması gereken, kitap okuma alışkanlığı kazandırabilecek türden nadide bir eser. Kitabı okuduktan sonra Türk'lerin süper kahramanlara, abartılı masallara ihtiyacı olmadığını bir kez daha göreceksiniz. Çocuklarınıza uyumadan önce abartılı kahramanların masallarını, hikayelerini anlatmanızın gerekmediğini, ona sadece Türk tarihinden, bozkurtlardan bahsetmenin yeterli olacağının ayrımına varacaksınız. Kitabı okuyun, okutun.
Vaktiyle bir Atsız varmış,
Var olsun!