Hayatınızda hastalıkların olmadığı, acının hüznün olmadığı, korkunun olmadıgı hatta yaşlılığın bile olmadığı bir dünyayı düşündüğünüzde mutlu olabiliyor musunuz? Hayatımız boyunca bunların olmaması için uğraşır dururuz belki de , fakat acının olmadığı bir dünyada insan olmanın bilincinin yoksunluğunun bile farkında olamamak nasıl bir dünyada yaşamamıza sebep olurdu?
Siz doğuştan mutlu olmaya şartlandırılan bir beyne sahip olduğunuzda mutlu olabilir misiniz? Peki ya edebiyat, sanat, gerçek bilim, tanrı inancı, aile birliği bunları sonsuz mutluluk hissine feda edebilir misiniz?
1932 de yayınlanan bu kitap; teknolojinin dünyayı ele geçirmesini, hiçbir duyguya yer verilmeyen makineleşen insanların zavallı olduğunu bize izleme şansı veriyor. Bugünün insanları geleceğin nasıl bir yaşam olacağını
tartışırken, Huxley’in olasılıklarına başvurması; onun öngörüsünün muhteşem olduğunu gösteriyor.
Distopik ve ütopik bir kitap olan Cesur Yeni Dünya’da ; Dünya devletinin istikrarını oluşturması için biyolojik mühendisliği ve insanın koşullandırılmış olarak yetiştirilmesinin mutluluğu oluşturduğunu işlemiş.
İdeal devlet düzeninin yaratılmasında gidilen her yolun mübah olduğunu, özgür düşüncenin yok edilerek bilinci katlederek minik robotlar haline getirilebileceğimizi korkunç şekilde hatırlatıyor.
Aydınlatan bu kitabı herkesin okumasını öneririm.
Kitabın son sayfaları çivi etkisi yaratıyor.
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley