Gönderi

Al-i İmran Sûresi
(Ey ümmet-i Muhammed! Allah’ın ezelî ilmin de de, Levh-i Mah fûz’da da, geçmiş ümmetlerce de,) insanlar(ın menfaatini temin) için (meydana) çıka rılmış olan birçok ümmetin en iyisi siz oldunuz! (Çünkü siz, Kitap ve Sünnet’e uygun olup, şeri`ât ve akıl tarafından güzel bilinen) ma`rûfu emredersiniz, (kâfirlik ve bütün yasakları içine alan) münkerden nehyedersiniz ve Allâh(ın tüm buyrukların)a (gerçek ten) iman (etmeye devam) edersiniz. Ehl-i Kitap da (sizin gibi âhir za man peygamberine ve getirdiği dine) inanacak olsaydı, elbette bu, ken dileri için (, inkâr karşılığında elde ettikleri dünya riyâsetinden) daha iyi olurdu! (Gerçi) içlerinden (Abdullah ibni Selâm ve ar kadaşları gibi) inananlar vardır. Onların çoğunluğu ise (hak yoldan çıkmış olan) fâsıkların ta kendileridir.
Sayfa 63 - ahiska·Kitabı okuyor
Din
·
105 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kalbi Ahla
Gönderi Sahibi
Âyet-i celîlede bahsi geçen hayırlı ümmet olma vasfı, vahyin nüzûlüne şâhit olan müminlere, özellikle de İbni Mes’ûd, Ammâr ibni Yâsir, Sâlim, Übeyy ibni Kâ’b ve Mu’âz ibni Cebel (Radıyallâhu anhüm) hazarâtına mahsus ise de, Ömer (Radıyallâhu anh)ın: “Ey insanlar! Kim bu methedilen ümmetten olmak istiyorsa, Allâh-u Te`âlâ’nın burada bahsettiği şartları yerine getirsin!” sözü, bu vasfın bütün ümmete âit olduğunu göstermektedir.