Osmancık ilköğretim yıllarında okuduğum bir kitaptı. Herhangi bir konuda bile isteye çocuklara (kendi kanaatimce) özellikle bir şeylerin sevdirilmeye çalışılmadığı bir köy okulunda gayri ihtiyari oluşan tarih ilgimi yine tesadüfen elime geçen bu kitap ile perçinlemiş oldum diye düşünüyorum geriye dönüp baktığımda. Osmancık’ı okuyarak adeta papağancasına kitabi ve ruhsuz o ders kitabı bilgisinden çıkıp Osmanlı’nın kuruluşuna gitmiştim. Hissettim yaşadım o yılları. Osman Bey’in yanındaki kardaşlarından yoldaşlarından birisi oldum. Emri altında kılıç salladım, Dilinin sadeliği ve anlatım berraklığı da bir çocuk için bulunmaz nimet oldu sanırım. Yine geriye dönüp düşününce bende kalanlar bunlardır Osmancık adına. Hatta bir kaç sene evvel Domaniç civarını gezme fırsatım oldu. Osman Bey’in ağabeyi şehit Savcı Bey’in bir tepecikte ormanın içinde mütevazı tek başına mezarı vardır. Esasında yıllar oldu Osmancık’ın konusunu ne anlattığını bile unuttum ama nasıl olduğunu bilmediğim şekilde kitabı oralarda yaşadım ve gördüm. Onun için inanıyorum ki UNUTSAN DAHİ HER OKUDUĞUN RUHUNA BIRAKIR PARMAK İZLERİNİ.