Aslında gözlerin kendi başına hiçbir ifadesi yoktur, oyulup çıkarıldıklarında bile oracıkta öyle hareketsiz kalan iki bilyedir onlar, çeşit çeşit görsel belagat ve retorikleri üstlenmekle asıl görevli olanlar göz kapakları, kirpikler ile kaşlardır, buna rağmen şöhrete kavuşan gözler olmuştur.
İnsan, kendi isteğiyle gelmediği bu dünyada anlam aramak zorunda olan tek varlıktır. Bu anlam arayışı içten daha içe doğrudur. Bu yönüyle hayat insana tamamen açık kılınmış belirli ve tutarlı bir sistem değil aksine tenakuzlarla dolu sarmal bir muammadır. Bu muamma içinde insan devamlı surette bir tefrik mesaisi içindedir.
Sonra çok daha önceden biliyor olması gereken bir şeyi ancak o an keşfetmiş gibi hüzünle mırıldandı, İşte bu hamurdan yapılmışız, yarısı kayıtsızlık, yarısı fenalık.