İnce Memed nam bir eşkıya gelip geçmiştir bu dünyadan. Sûreti adına uygun ve şöhretine aykırı, ağalarca korkulur milletçe sevilir bir yiğittir İnce. Namının aksine öyle çekip filintasını derakap adam vuran değil, iç dünyasında ikircikliğinden ölüp ölüp dirilen ve sonra göz bebeklerine gelip yerleşen çelik parıltısıyla vaziyetin gereğini hisseden Toros köylerinin kendi halinde öz bir evladıdır İnce. Mecbur oğlan, mecbur olan, başkaldırma kurduyla doğan İnce Memed. İki bin sayfalık ömrüyle öz bir kardaş gibi yoldaşlık eder dimağlara İnce Memed …
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sabahattin Ali’yi romanlarıyla hikayeleriyle severdik. Meğer çok iyi bildiğimiz şarkı ve türkülerden bazılarının sözleri onun şiirleriymiş. Benim meskenim dağlardır komandoların dilinde dağlarda yankılanır. Aldırma Gönül Edip Akbayram’ın dilinde bir güzel bestedir. Meğer sen bir şairmişsin de Sabahattin Ali…
Rus edebiyatının bu iç karartan muhteşem anlatım estetiğiyle ne yapacağız bilmem. Şahane kötü bir hayat. İnsanın acı çekmekten keyif alacağı geliyor efendim. Zavallı Akaki Akakiyeviç, paltolar içinde uyu…
Oldukça sade, sade olduğu kadar kasvetli, fazlasıyla absürt ve bir o kadar gerçekçi bir öykü. Milyonlarca insanın Gregor Samsa’da vücut bulmuş hikayesi. Hikayemiz!
Osmancık ilköğretim yıllarında okuduğum bir kitaptı. Herhangi bir konuda bile isteye çocuklara (kendi kanaatimce) özellikle bir şeylerin sevdirilmeye çalışılmadığı bir köy okulunda gayri ihtiyari oluşan tarih ilgimi yine tesadüfen elime geçen bu kitap ile perçinlemiş oldum diye düşünüyorum geriye dönüp baktığımda. Osmancık’ı okuyarak adeta papağancasına kitabi ve ruhsuz o ders kitabı bilgisinden çıkıp Osmanlı’nın kuruluşuna gitmiştim. Hissettim yaşadım o yılları. Osman Bey’in yanındaki kardaşlarından yoldaşlarından birisi oldum. Emri altında kılıç salladım, Dilinin sadeliği ve anlatım berraklığı da bir çocuk için bulunmaz nimet oldu sanırım. Yine geriye dönüp düşününce bende kalanlar bunlardır Osmancık adına. Hatta bir kaç sene evvel Domaniç civarını gezme fırsatım oldu. Osman Bey’in ağabeyi şehit Savcı Bey’in bir tepecikte ormanın içinde mütevazı tek başına mezarı vardır. Esasında yıllar oldu Osmancık’ın konusunu ne anlattığını bile unuttum ama nasıl olduğunu bilmediğim şekilde kitabı oralarda yaşadım ve gördüm. Onun için inanıyorum ki UNUTSAN DAHİ HER OKUDUĞUN RUHUNA BIRAKIR PARMAK İZLERİNİ.