Dönüşüm

Franz Kafka
Çevirmen:
Ahmet Cemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

vasiyetine ihanet edilen bir yazardan...
9/10
·104 syf.··
2021 24. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2021 20:40
Fazla detaylı bir inceleme yazmaya gerek yok bu kitap için çünkü malum okunma sayısından dolayı bir hayli fazla inceleme zaten sistemde mevcut. Ama şu bir kaç cümleyi mutlaka yazmam gerek. Tamam evet herkesin kendi görüşü kesinlikle birşey diyemem ama bu kitabı beğenmemek nasıl mümkün olabiliyor veya abartıldığı düşünmek? Böyle düşünenler ya beyin olarak böyle odaklanıp okumuşlar veyahutta okuduklarını yeterince anlayamamışlar. İnsan böceğe mi dönüşürmüş çok saçma kitap diyenler varya! Lütfen biraz farkına varın aslında neler anlatılmak istediğinin. Kafka'nın belki en kısa kitabıdır ama anlattıkları daha doğrusu anlatmak istedikleri bakımından en etkileyici olanları arasında ilk üçte favorimdir.
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
Dönüşüm
9/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
Toplumun, kim tarafından belirlendiği bilinmeyen, sınırları çizilmiş ‘normal’e uymayanları ve kendilerine benzemeyenleri dışlayışının, böcek metaforuyla fevkalade şekilde anlatılmış olduğu bir eser. Toplumun çoğunluğunun farklı olandan korkup uzaklaşmasını, bir kısmının sırf merak uğruna kalıp inceleme yaptığını hatta bir kısmının da kaale almadan farklılığıyla dalga geçişini dahi incelikle işlemiş Kafka. Kesinlikle okunması gereken klasiklerden. Keyifli okumalar.
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
Hazin Bir Öykü Olur Ta Kendisi...
7/10
·104 syf.··
2022 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2022 10:11
Bir sabah uyandığınızda esrarengiz bir şekilde dev bir böceğe dönüşmüş olduğunuzu hayal edin. Korkunç bir şey evet ve ama karakterimiz Gregor Samsa bunu bizzat tecrübe ediyor. Beni ve çoğu okuyucuyu şaşırtan mutlaka, Gregor Samsa'nın böceğe dönüştüğü zaman ve bunu anladığı zaman şaşırmak bir yana dursun, normal hayatındaki işini daha çok önemsemesi ve yapması gereken işi halletmek için yerinden kalkmaya çalışması ve sanki kalksa bile bu hâliyle işe gidebileceğini düşünmesi oldu. Bu bana sistemin ve döngünün acımasızlığını tekrardan hatırlattı. Bir böceğe dönüşmüş olsa bile gitmesi gereken bir işi, ödemesi gereken bir borcu ve bakması gerektiği bir ailesi vardı. Evet, evi geçindiren ve sorumluluk sahibi olan kişi oydu. Ve bu bu ağır yüklerden kurtulmak için belki de ettiği bir duaydı bu dönüşüm işi, kim bilir... Aklımda Dövüş KulübüDövüş Kulübü 'de geçen bir alıntı döndü durdu. "Başka bir yerde, başka bir zamanda uyanabilseydim, başka bir insan olarak uyanabilir miydim?" Bir insandı ama böcek kılığındaydı artık. İşi yoktu, gücü yoktu, bir getirisi yoktu. Tuhaf olan bir şey daha vardı ki. Ailesinin bu birden ortaya çıkan böceğin, Gregor olduğuna sorgusuzca inanmaları. Öyle ki bunu kanıtlayacak bir şey de yoktu aslında. Ama sanki tüm kanıtlar önceden gösterilmiş de herkes o böceğin Gregor olduğunu biliyordu. Kardeşi ilk başlarda ona yardım etse de sonra o da bundan vazgeçti. Annesi ile babası - özellikle babası - yardım etmek bir yana Gregor'un korkunç görüntüsüne bile katlanamıyordu. "İşe yaramadığında ailen bile senden vazgeçer." düşüncesi hakim oldu en çok bende ama aynı zamanda yazarın kendi hayatından derin izler ve yaralar taşıdığı da çok açık... Özetle kitap, sade, açık ve derin anlamların yanında şaşırtıcı ve garipti.
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
7/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2024 09:48
Uzun zamandır okumayı düşündüğüm bir kitaptı. Beklentimi karşıladığını düşünüyorum. Durum hikayesi okumayı sevenlere tavsiye ediyorum. Kitap, hayvanların insanlara göre daha özgür bir hayat yaşadıklarına dair olan yanlış yargılarını gözler önüne seriyor. Ayrıca insanlar için var olabilmeniz onların yararına çalıştığınızda gerçekleşir. Onun dışında bir böcekten farksızsınızdır. Bu böcek metaforu da kitapta yer almaktadır. Kitabı okuduktan sonra soyut anlamda yazıldığını ilk sayfalardan anlıyorsunuz zaten. Şimdiden keyifli okumalar dilerim
1000Kitap
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
Canım Kafka, Canım Gregor Samsa... Dönüşüm 2009 da benim tez konum idi, kendisi ile dolu dolu bir sene geçirdim... Hem Gregor ile hem Kafka ile koca bir sene hasbihal olmak inanılmaz bir deneyim olmasının yanısıra oldukça yorucu idi.. Kafka severler beni gönülden hissetti.. Kafka kendi karamsar dünyasına umutsuzluğuna yazıları ile bizi çekiyor, ve iliklerimize kadar hissettiriyor vermek istediği duyguyu... Yoksa henüz Gregor Samsa ile tanışmadınız mı? Herkese keyifli okumalar...
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
Puan vermedi·104 syf.·
2020 9. kitabı
Sürünün dışına çıkan bireyin, ezen toplum çatışmasını en çarpıcı bir biçimde dile getiren muhteşem bir öykü... sonunda bir yarim kalmışlık hissetsem de verdiği mesaj harikaydi zavallı Samsa:(
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
10/10
·104 syf.··
2024 134. kitabı
Kitabın, “Gregor Samsa, bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu” ilk cümlesini okudugum anda heyecanlanırım. Bana göre pasif direnişin, başkaldırının, toplumsal yozlaşmanın, insan olmanın, insanca yaşamanın ve özgürlüğün imkansızlığının en iyi, en mükemmel anlatımıdır bu kitap. Kafka, bu ölümsüz eserini yazarken, insanlığa nasıl bir hediye bıraktığının farkında mıydı acaba?
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
10/10
·104 syf.··
2014 2. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2014 07:25
Bir sabah böcek olarak uyanan gregor samsa'nın ruhsal telaşının ve öz benliğinin yeniden değerlendirilmesini '' böcekçe''liğin çaresizliği içinde yordamaya ve kavramaya çalışan muazzam bir yapıt. Aile ve aile içindeki fonksiyonel birey, üretim ve üretimi bir an bile aksatamama arasındaki korkunç tüketilmişlik... Samsa'nın hikayesi hepimizin trajedisi, düşsel bir kötülük değil kabustan uyanabilirsek hepimizin tüyler ürperten masalı... Uyanamazsak samsa ile aynı kaderi her gün paylaşmaya devam ediyor olacağız;süpürülmüş bir atık... İmgeleri, hayatımızın akışkan ve kırılgan yüzünden. Samsa'nın ki gibi...
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mart 2016 00:00
Edebiyat öğretmeni arkadaşımın tavsiyesiyle okuduğum kitaptan sonra kahramanın yaşadıkları uzun süre hayatımda yer etti. İğrenç demek istemiyorum ama gerçekten nasıl verildiyse o his satır aralarında takdire şayan bir dil kullanımıydı zannımca. Benim telaşelerimin çokluğundan uzun sürede bitirmeme bakılmasın, bir solukta okunabilecek bir kitap...
Edebiyat
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma
Kitabı kadar sade incelemesi …
Puan vermedi·104 syf.··
2022 104. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2022 16:48
Oldukça sade, sade olduğu kadar kasvetli, fazlasıyla absürt ve bir o kadar gerçekçi bir öykü. Milyonlarca insanın Gregor Samsa’da vücut bulmuş hikayesi. Hikayemiz!
Kafka Dönüşüm
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2012267,5bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.