Doğadan kopan, topluma eklemlenemeyen insan...
İnsan, doğanın ürkütücü gücüyle başedebilmek için diğer insanlarla bir araya gelerek toplumları oluşturmuş­tur. Ancak, toplumlar geliştikçe insan da giderek doğadan kopmuş ve bunun yarattığı yalnızlığı giderebilecek yeni bir beraberlik bulamamıştır. İNSANIN KISA BİR SÜRE İÇİN DE OLSA DOĞAYLA YENİDEN BAŞBAŞA OLMASI, ONU ESKİ BİR DOSTLA BİRLİKTEYMİŞÇESİNE MUTLU EDER. BU, HEM BİRLİKTE HEM ÖZGÜR OLMANIN VERDİĞİ, BENZERİ OLMAYAN BİR MUTLULUKTUR. AMA İNSAN BÖYLESİ DOYURUCU BİR İLİŞKİYİ KENDİ GELİŞTİRDİĞİ TOPLUMLARLA KURAMAMIŞ VE TOPLUMU, DOĞAL GÜDÜLERİNİ KISITLAYAN BİR BAŞKA ÜRKÜTÜCÜ GÜÇ OLARAK ALGILAMIŞTIR. Dola­yısıyla, doğadan özgürleşme çabası sonucu bu kez de ken­dini topluma bağımlı kılmıştır. Çünkü insan, yalnızlıktan da korkmuş ve diğer insanlarla birlikte olursa tehlikeler­den korunacağına inanmıştır. Gerçekten de insan, başka­larıyla birlikteyken birçok şeyi daha iyi yapar. Ama kendi içinde yine de yalnızdır ve içinde yaşadığı dünyaya karşı yürekli bir savaşım vermek zorundadır.
Sayfa 15 - Metis Yayınları, 14. Basım, Aralık 2016·Kitabı okudu
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.