Elinize alıyorsunuz ve bir anda Zeze nin yaşamının tam merkezinde buluyorsunuz kendinizi... Onu yazanın yüreğinde yirmi yıl sır gibi açığa çıkmayı beklemiş, on iki günde satırlarda kendine yer bulmuştur. Bu kitap günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsüdür. Acı bu dünyada keşfedilebilecek en yaralayıcı şeydir. İnsanı insan yapan.. Hem bu kadar sarsan, hem böylesine yürek burkan bir şey, nasıl oluyorda bizi bir anda büyütebiliyor. Bir çocuğu artık çocuk olmaktan alıkoyan, onun içindeki kuşları öldüren, ona gerçeğin zehrini altın tabakta sunan şeydir o. O bahsettiğimiz şey acı.. İnsanı altı yaşında bile koca bir yaşayan ölüye çevirebiliyor....
Küçük zeze; Daha 5 yaşında ama yüreği kocaman, yaramaz ama bi o kadar çok olgun bir çocuğun yoksulluk içerisinde şiddetle geçen, hayatın acı gerçeklerini küçücük yaşta yaşamak zorunda kalan küçük yaşta büyümek zorunda kalan bir çocuğun öyküsü..
Eğer bir kitap hem ağlatıp hem güldürüyüyorsa, onu yazan kalem değil duygulardır. Çok başarılı bir kitaptı. Baş kahraman çocuk olduğundan çocuk kitabı gibi gelebilir ancak tam aksine çocuklar okumamalı.