Recaizade Mahmut Ekrem’in Tanzimat Dönemi’nde yazdığı Türk Edebiyatının ilk realist roman özelliğini taşıyan, Osmanlı Devletine yeni gelmiş Batılılaşma hareketinin yanlış anlaşıldığını anlatan eseri ‘Araba Sevdası’nda; Bihruz Bey ve aşkını okuyacaksınız.
Recaizade Mahmut Ekrem, Bihruz Bey karakterini Sultan Abdülaziz Döneminde yaşamış, ‘alafranga züppe’ diye tabir edilen bir karakter olarak yaratmıştır. Tam bir mirasyedi olan Bihruz Bey Batılılaşmaya karşı özenti bir karakterdir adeta. Her konuşmasında araya Fransızca sözcükler ekleyen Bihruz Bey çevresindeki insanlar tarafından anlaşılmaz. Ayrıca kendisi de eğitimini tam olarak tamamlamadığı ve çok iyi Fransızca bilmemesinin verdiği zaruretle okuduklarını yanlış yorumlar. Aslında burada hem Osmanlıca’nın devam etmesi hem de Fransızca’nın topluma dahil olması ile dilde yaşanan çatışmaları gözler önüne sermiştir yazar. Bihruz Bey’in Çamlıca Bahçesi’nde Periveş Hanımı görüp aşık olması ile başlar tüm macera. Ancak çok saf bir karakter olan Bihruz Bey’i; Keşfi Bey, Periveş Hanım’ın öldüğünü söyleyerek derin bir yas içine boğar. Kitabın sonunda Periveş Hanımı bulan Bihruz Bey için Periveş Hanımın artık bir önemi kalmayacaktır.
Toplumun içinde yaşadığı çatışmaları, lisan, ahlaki değerler ve eğitim farklıklarını, şehrin yapısını insanın içine çok iyi bir şekilde işliyor yazar. Kitabın içinde mekânların, Bihruz karakterinin ruhani durumunu gösteren resimlerden de yararlanılmış. Bu yönüyle de bu kitabı çok sevdim. Günümüz insanlarını çok yakından üstün bir ileri görüşlülükle anlatan Recaizade Mahmut Ekrem’in bu kitabını herkesin okumasını tavsiye ediyorum.
Araba SevdasıAraba SevdasıRecaizade Mahmut EkremAraba Sevdası