"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini
yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu. Panzer gibi sert sırtının
üzerinde yatıyordu ve başını biraz kaldırdığında tepesinde, yorganın
neredeyse kaymak üzere olduğu kubbe gibi yuvarlak, kahverengi, yay
biçiminde sert çizgilerle boğum boğum olmuş karnını gördü. Geniş
gövdesine oranla pek cılız görünen bir sürü bacağı gözlerinin önünde
çaresizce çırpınıyordu."
Kendini gerçekten böcek gibi hissetmeyen birinin kaleminden dökülemez herhalde bu cümleler...
Peki Kafka'ya bu kadar değersiz hissettiren şey nedir/kimdir?
Despot bir baba;Kafka'nın aşağılık kompleksinin,kendinden nefretinin,ezikliğinin kaynağı...
Franz Kafka zaman zaman babasıyla olan sorunlarını çözmek için adımlar atmış olsa da bunlar başarısızlıkla sonuçlanmış; kendine güvensizliği, potansiyelinin farkında olmayışıyla başarısız bir yazar olduğunu düşünerek ölmüştür.
Yaşarken değeri pek de anlaşılmamıştır zaten.Yakın arkadaşı Max Brod ise onun kaleminin gücünün her zaman farkında olmuştur.Kafka'nın her zaman destekçisi olmuş ve eserlerinin bugüne ulaşmasını sağlamıştır.
Dönüşüm 'e dönecek olursak sabah böceğe dönüşmüş bir şekilde uyanan insanın aklına her şeyden önce işe nasıl gideceği,amirlerine nasıl hesap vereceği geliyorsa onun ruhu çoktan böceğe dönüşmüştür demek fazla mı ağır kaçar?
hizliresim.com/jzrfrio
Başlarda Gregor'un hayatını kolaylaştımaya onu bu müşkül durumundan kurtarmaya çalışan bir kardeş var :Grete.
Zamanla Grete Samsa da vazgeçiyor alışılmış olmayana desteğinden.
Zaten babanın tavrı çok belli,itiş kakışlar ve dışlamalar...
Anne ise oğlunu görmeye dayanamıyor ama odadan eşyaları çıkarmanın onun psikolojisini nasıl etkileyeceğini düşünüyor,tezatlık içeren bir merhamet.
Kitabın dili insanı zorlamıyor.
Nasıl başlayıp ne zaman bittiğini anlamadığım bir eser oldu.Bir kahve molasında okunabilecek eserlerden.