Öncelikle demeliyim ki Peyami Safa'nın en iyi yaptığı iş okuru sıkmamak. Kalın sayılabilecek bir kitap iki günde elimde eridi. Olaylar çok çabuk uzatılmadan nihayetleniyor, karakterler çok gerçek.Anlatım tarzı olarak yazarımızın diğer kitaplarından biraz farklı diyebilirim. Tanzimat romanlarında hata olarak gördüğümüz "meddah tipi" anlatımın esintileri var. Olayın ortasında yazar araya giriyor ve birkaç fikir söylüyor, gülmememizi veya şaşırmamamızı ... Okura soru soruyor birçok yerde "Hangisine acıyalım?" ... Bunlar benim çok hoşuma gitmese de yazarın başarısızlığı olarak görmüyorum, bu kitabın bir tekniği... Zaten sonunda da bunun sebebini anlıyorsunuz. Konu olarak ise klasik bir kitap. Genç bir kızın "yaşamak" hayaliyle değiştirdiği hayatı ve hayatın onun önüne getirdiklerini görüyoruz. Peyami Safa zaten genel olarak farklı konularla değil ; karakter analizleri, kitabın içindeki tasvirler, gerçekten hayattan alındığı belli olan tespitler gibi özelliklerle ön plana çıkıyor . Örneğin kitapta ölüm konusu o kadar gerçek işlenmiş ki bazen sayfaları okurken adeta içim ürperdi. Yani birisinin ölmesi klasik bir olay fakat Peyami Safa öyle bir anlatıyor ki sanki siz de cenaze evindesiniz. Ölünün yanı başında oturuyorsunuz gibi bir his doğuyor insanın içine. İnsan bence yılda bir kez Peyami Safa okumalı. Gayet güzel bir kitaptı...