·520 syf.····Okunma: 26 Eylül 2022 00:50 Aşk’a dair bir roman mı okudum? Yoksa takıntılı bir adamın aşk dediği şey üzerine saçma sapan bir konuma düşmesini mi? Ya da sırf kitabın sonu bunca çilenin anlamlı kılınması adına mutlu son yerine uzun uzadıya Füsun’un saçma ve boktan bir şekilde ölmesiyle mutsuz sonlu ve o depresif halin devamıyla mı sonuçlanması ve uzadıkça uzayan cümleler haline dönüşmesini mi okudum? Orhan Pamuk sever miyim? Severim. Bundan önce çoğu kitabını okumuş biri olarak ve incelemelerim de dikkate alınırsa bu konuda samimi olduğum görülebilir. Ama bu kitap 300 sayfa ya olabilirdi ya olamazdı 520 sayfa bu kitabın gereksiz uzamasının sonucudur. İlk 50 sayfada Sibel ile Zaim’in aralarında bir şey olacağı zaten anlaşılıyor. Füsun meselesi ise Olay örgüsü için katledilmiş bir mesele. Kitabın Türkiye gerçekleri açısından ele aldığı bekaret konusu iyi işlenmiş en başarılı kısım o denilebilir. Aşk herkes için başkadır doğru ama aşk bence burjuva işidir. Basit bir insan aşık olabilir ama hayatını aşka adayamaz. Kafasını meşgul eden şeylerin yoğunluğunda aşkla bu kadar ilgili olamaz. İlişkiler en iyi düzeyde ve heyecanlı kalacaksa hedonist bireyler söz konusu olmalıdır çağımızın hastalığı ya da tedavi edilmişlik sonucu bence hedonizmdir. Heronizm herkes içindir. Kapsayıcıdır. Bilincin altı ya da üstüyle ilgili değil bilinçle ve bedenle ilgilidir. Burjuva da aşk ise yine burjuva ya da soylu sayılan birine mümkündür. Hayatın gerçekleri zengin fakir edebiyatıyla dolu değildir. Burada davul bile dengi dengine kanunu geçerlidir büyük çoğunlukla. Söylemlerim eleştiriye açıktır. Muhtemelen çoğu kişide karşı çıkacaktır. Son olarak aşk olana duyulmaz elde edilemeyene duyulur. Füsun ise elde edilmesi çok kolaydı en başından beri.