kaç cm
Cinsellik bedensel zevk veren temel bir ihtiyaçtır. Reddedilemeyecek kadar gerçek olmasına karşın toplumdan dışlanan ve dışlandığı kadar da saman altından ilgi gören bir mevzudur. En çok da kadınlar üzerinde oluşur bu dışlama. Dışlamanın da ötesinde hakaret. Herhangi bir zamanda bir foruma girdiğinizde cinsellik yaşamış kızlara patlak denmesine şahit olmanız çok olasıdır. (genelde gerçek hayattaki çoğu tepkiyle paralel bir tepkidir) Nasıl bir devre geldik deyip de sanki yasaklı madde ticareti yapmış gibi duygusal ve fiziksel birliktelik yaşayan herhangi bir genç kıza fabrikada yaşayan babalarını hatırlatmayı kendilerine hak gören bu ahlak bekçilerinin bekaret konusundaki bu çok ses çıkartan ağızlarının erkekler üzerine yönlendiğini görmedim. Sanki kızlar kendi kendilerine şizofrenik bir birliktelik yaşıyormuş gibi davranıyorlar. Ekşi sözlükte orada burada bekaret konusunun gündem olup da ciddiye alındığı kadar neden istismar durumlarının bu kadar uzun süre gündemde durduğunu görmüyoruz diye sormadan da edemiyor insan. Eğer konu ''namus'' ise asıl mevzu oraya dönmeli zannımca. Velhasılkelam bakire hayat arkadaşı istemek oldukça normal olduğu kadar bunu istemek için bakir olmak gerekir ve bunun kişisel bir tercih olmakla beraber başkasının kararları üzerinde tahakküm kurma hakkının olmadığını da kavramak gerekir. İlerleyen zamanlarda Freud okuyup geleceğim. O zaman sebep sonuç ilişkileri ile bu konuları daha çok zemine oturtup detaylı bir eleştiri yazarız. /14.05.2025
Meftun olurum, meczup olurum. Uzaklara bakarım, çıtımı çıkarmam. Nasıl söyleyeceğimi bilmem, susarım. Susmak üzerine konuşmak gerekse, beni çağırırlar, oturur susarım. Dolmabahçe Saat Kulesi'yle, Çırağan Sarayı ile konuşurum. Duvarlara yazılar yazarım gizli gizli: 'Albayım beni Nezahat ile evlendir'. Sülüs yazarım, kûffi yazarım, Latin yazarım. Gotik yazamam. Yağ satarım, bal satarım, ustamı öldürür ben satarım. Yemeden içmeden kesilir, alık olurum. Adımı sorsan duymaz olurum. Kötü olurum, iyi olmam Nezahat. Ya bu adı değiştir ya da al bu elmayı. Bende sevdiklerince terk edilme endişesi, kafayı yemeye meyyal haller var. Al bu elmayı Nezahat. Yüzünde göz izi var."
Ateşin üzerine odunları dizerken bedenini ne kadar beğendiğini fark etti, daha önce hiç böyle hissetmemişti. Hareket eden kaslarını izledi, parmaklarının maharetli işleyişiyle ilgilendi. Ateşin ışığında parmaklarını teker teker ve hep beraber, yavaş yavaş ve defalarca büküp açtı, kâh iyice geriyor, kâh hızla bir şeyi kavrar gibi yapıyordu. Tırnaklarının yapısını inceledi; parmak uçlarını önce yumuşakça, sonra sertçe dürterek sinir duyarlılıklarını ölçtü. Büyülenmişti sanki, bu kadar güzel, tıkır tıkır ve hassas çalışan, bu kadar marifetli vücudunu ne kadar çok sevdiğini hissetti bir anda. Sonra sabırsızlıkla kendisine yönelmiş o kurt çemberine korku dolu bir bakış attı ve bir geyik veya tavşan nasıl sık sık ona yemek olmuşsa, bu mükemmel vücudun da şu gözü dönmüş canavarların aç dişleri tarafından kesilip parçalanacak avdan başka bir şey olmadığını, bu çapcanlı bedenin ağırlığınca et dışında bir şey olarak görülmediğini kavradı, yumruk yemiş gibi.
Sayfa 30·Kitabı okuyor
Alıntı
Sevmek üzerine irdeleme
"Ben seni seviyorsam bundan sana ne?" Belki de samimi olan, kendi anlamından sebep yalnız "ben"dedir. İki kişi belki de asla samimi olamaz, hayat belki de bu yüzden başlangıcı ve bitişiyle tek kişiliktir. Dışındaki ambalajın yırtılmasına kim izin vermiş ki içini bilelim, içini bilmek yetmiyor. Daimonion'unu duyan var mı hala? Ben seni seviyorsam, bu artık seni bağımsızlaştırdığım bir mesele haline dönüştüyse benim için bir ürünün hammaddesi olmaz mısın? Aşk bir üretim mi? Yaratıcılığın büyüsüyse evet aşk bir üretim, o halde aşk belki de yalnızca bir ürünleştirme eylemi. Fakat hayır aşk bir kırılganlık da olabilir, bir dönüşümün başlangıcı "hem yarabandı hem yara" Yani ben, seni sensiz seversem, bıraktıklarını imgelere dönüştürüp seni zihnimdeki ben olarak sevmiş olur ve sonuç olarak seni değil kendimi sevmiş olurum. Peki öyle olsa neden bir başkasını sevmeye ihtiyaç duydum? Belki de ben göremediğim "ben"e sende rastladım ya da bilmediğim bir gizin ardında merakımı dolandırdım. Seni severek kendime mi yaklaştım, yoksa seni sevdiğim için eski kendimden mi uzaklaştım?
YAKILMIŞ ŞİİR
İçimde sisli bir vedanın savaşı var. Dünya muhal bir masaldır diyor kalbimin iç çekmeleri. Yarım kalmış her şey üzerine şiir yazılabilir