Aşırı çalışmanın düşmanı olarak yaklaşık bir yıl önce aylak adam lakabını benimsedim. Kendi kişisel deneyimlerime dayanarak ne kadar arı ve az çalışırsam daha verimli sonuç alıyordum. İrade Eğitimi kitabını okuduğum da aynı etkiyi gördüm. Orada da yazıyordu, çalış ve dinlen.
Tembellik Hakkı'nda da işçi sınıfının burjuva karşısında kendi uyuşukluğu yüzünden ezildiği anlatılıyor. İnsanların 1800'lü yıllarda günde on iki saat ağır şartlar altında çalıştığını anlatıyor. Anlatıyor ki bu durumun hala günümüzde bile görülmesine ben ne diyeyim? Ve bu ağır şartlarda çalışanların sadece erkeklerden oluşmadığını içerisinde kadınları ve çocukları da barındırdığını göz önüne alırsak durum hiç de iç açıcı değil.
Tüm olumsuz şartların sorumlusu olarak ise Paul Lafargue, proleteri sorumlu tutuyor. Proleter kısmın ayağa kalkıp hakkı olan tembellik hakkını burjuvalardan geri almasını savunuyor. Tabii kitabın yazılışı üzerinden geçen yüzyıllar boyu süre sonunda sadece bir adım atabilmiş olmamız bizi biraz karamsarlığa da itiyor.
Ne diyeyim, umarım tüm dünya halkları Tembellik Hakkı'nda öğütlediği gibi günde üç saat çalışabilir.