Puan vermedi·150 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Ekim 2022 21:19 Tanpınar'ın Huzur romanındaki Suat'ın meşhur mektubunu okuyoruz. Kitap ilk olarak Handan İnci'nin metin hakkındaki açıklamalarından, daha sonra metnin düzenlenmiş bir halinden ve en son olarak da yazarın aldığı notlarla birlikte orijinal metinden oluşuyor. Kitabın asıl odak noktası olan düzenlenmiş metnin olduğu kısım on altı sayfadan oluşuyor.
Yarım kalmış bir metin olması ve yazarın yaşadığı sırada yayınlanmamış olmasından dolayı kitaba başladığımda fazla bir beklentim yoktu. Okuma amacım Suat karakterine olan ilgimden ziyade yazarın yazma sürecine olan merakımdı. Yazarın metin üzerinde oldukça emek harcadığı, müsveddeler üzerinde cümle cümle çalışmasından belli oluyor. Asıl ilgimi çeken kısımsa Huzur, tefrika halinden kitaba geçirilirken genişletilen bir karakter olması sebebiyle ısınamadığım Suat'ın bu metinle biraz da olsun daha zengin bir karakter haline gelmesiydi. (Handan İnci'nin açıklamasındaki görüşüne göre Tanpınar bu metni, Huzur'u tefrikadan kitaba geçirirken kaleme almış ancak kitabın dengesini bozacağından çekindiği için böyle bir çözüm bulmuştur.) Biraz da diyorum çünkü kitapta sadece Suat'ın son bir haftasının kısmen anlatıldığı bir mektup var. Huzur'u okuduktan sonra hikayeyi Suat'ın bakış açısından da tamamlamak adına okunabilir.
Kitap Suat karakterine yeni bir boyut eklemiyor ancak doldurduğu boşluk nedeniyle Tanpınar külliyatını okumak isteyenlerin ilgisini çekecektir.