Gönderi

9/10
·487 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
2022 89. kitabı
Figen E. Yanık
9.3/10 · 19 okunma
·
319 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ali Demirsoy için şey diyorlardı, pek çok yayını İngilizce’den çevirerek sanki kendi yazmış gibi yazdığını vs. O nedenle akademisyen arkadaşlarından bazıları ondan hiç haz etmiyor. Karşılaştırma imkânım olmadı fakat düşüncelerine çok değer verdiğim başka bir hocamdan öğrenmiştim bunu, elbette bu kitapta o iddialardan bahsedilmemiştir değil mi? :d
124. Japon İmparatoru
Gönderi Sahibi
"...referanssız bilgiyle dolu olması kısmından başlayalım çünkü bunu açıklıyordum biraz önce. Bu çok önemli esasında, bunun açıklanması lazım. Siz bir kitap yazarken yüzlerce, binlerce kaynak kullanıyorsunuz. Her kaynak için parantez açıp nereden alındığını yazmaya kal­karsanız okumada büyük güçlüklere neden oluyor. Hele bi­lime alışık olmayan, yatkın olmayan, bilimsel kitaplara ro­man okuma alışkanlığı ile bakmaya çalışan bir toplulukta siz böyle klasik Avrupa tarzında kitap yazdığınız zaman o çok başarılı olmaz. Ders kitaplarında bunu yapmaktan özellikle kaçındım. Ancak referanssız tek bir şekil ya da fo­toğraf yoktur çünkü bunları referanssız vermek bir çeşit usulsüzlüktür. Ayrıca, yararlanılan bilgiye ilişkin kaynakla­rın tümü "Kaynakça" bölümünde verilmiştir. Ancak, 1974 yılında Hamburg'ta bir konferansta, bir­ kaç eserini daha önce okuduğum, aslen fizyolog olan ve popüler bilim ile uğraşan Ditfurt von Hoimart'la tanıştım. Ona, Türk toplumunu popüler bilime yakınlaştırabilmek için, kendi katkılarımı da koyarak, eserlerinden yararlan­mak istediğimi söyledim. "Buna izin verir misiniz" diye sorduğumda, "Bu, benim için de mutluluk kaynağı olur" diye yanıt verdi. Yıllar sonra, Türkiye' de, bilim adamı diye gezinen ancak toplumun aydınlatılması için parmağını oy­natmayan insanları görünce, doğabilecek riski de göze ala­rak, Almanca adıyla hemen hemen benzer olan, benim ko­numu kısmen ilgilendiren, ancak birçok kişinin merakla öğrenmek istediği konuları içeren Evrenin Çocukları - Ya­ratılışın Öyküsü adlı, akademik herhangi bir yükseltmede ya da değerlendirmede kullanmadığım, kullanmayı da dü­şünmediğim bir kitap yazdım. (...) Kitabın akışını bozmamak için, alınan her cümlenin ya da paragrafın sonunda referans vermekten özellikle kaçın­dım; bunun da büyük bir yarar sağladığını gelen övgü do­lu mektuplardan anladım. Çünkü insanların büyük bir kıs­mı, bu denli zor bir konuyu, çok akıcı bir üslupla sunduğum için bana teşekkür ediyorlardı. Yararlanılan her kay­nak, kitabın arkasında verilmiştir. Ayrıca sadece birkaç bilginin alınmasından öte, çok daha kapsamlı bilgilerin alındığı kitaba, yani sayın Ditfurt von Hoimart'ın Kinder des Weltteils adlı kitabına girişte özel bir atıf yapılarak te­şekkür edilmiştir. Oysa Bilimi kendi tapularında tutmak isteyenler, bana teşekkür edeceklerine, en yıkıcı şekilde, eleştirmeye, hatta TÜBİTAK başkanına giderek şikayet etmeye kadar vardırdı­lar işi. Bu bize musallat olan tipik davranış şekliydi: yap­ma; yık... Bazı konferanslarımda da referans kullanmam. Çünkü, birçoğunun yaptığı gibi, yüzde doksanı yabancı kaynaklar­dan yararlanılmış bir sunumu hiçbir zaman yapmadım. Konuşmalarımın büyük bir kısmı, parça parça bilgilere ve daha önce yapılmış çalışmalara ait olsa da, kurgu ve içeriği neredeyse yüzde yüz özgündür. Bu konuşmaların çoğu, bir­ kaç kişiye değil, her defasında yüzlerce akademisyenin bu­lunduğu salonlarda yapılmıştır; itirazı olan var ise, bura­larda tepkilerini gösterebilirlerdi. Açıkça söylemeliyim ki böyle bir tepkiyi hiç yaşamadım; aklıselim olan, art niyeti olmayan herkes bu tarzıma alkış tuttu." (S. 247,248,249) İleriki sayfalarda bu konu ile ilgili başka açıklamalar yaparsa buradan paylaşırım.
124. Japon İmparatoru
Gönderi Sahibi
Ustaca Yaşam | Ali Demirsoy | TEDxAnkara University youtu.be/ztazztlg6ko