Figen Yanık, kanun, ut, keman, gitar ve mandolin çalınan, müzikli akşamlar düzenlenen bir evde müzikle iç içe büyüdü.1993-96 yılları arasında Pera Müzik Akademisi'nde şef ve yaylı çalgılar eğitmeni Naci Madanoğlu'ndan üç yıl keman dersi alan Yanık, Cumhuriyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerinde 25 yıl çalıştı.
Radyo D’de “Merhaba Sanat” adlı bir radyo programı hazırladı. TRT İstanbul Televizyonu'nda yayımlanan "Ve Suare", "İmeceye Çağrı" gibi program ve belgesellere danışmanlık yaptı.
Haliç Üniversitesi Konservatuvarı'nda tiyatro dersleri veren Figen Yanık, serbest gazeteci olarak seyahat, sanat, gastronomi ve müzik yazılarına devam ediyor.
... dünyanın en muhteşem bilimi olması gereken biyoloji, Türk toplumu, İslam toplumları ve Osmanlı tarafından tamamen ihmal edilmiştir. Türkiye biyoloji bilimine o gün de yabancıydı, bugün de.
...sözlük almak için gittiğim sahafta yere düşmüş bir kitap gördüm. Beni esasında önemli ölçüde değiştiren şeylerden biri bu kitaptır. Kitabı yerden alıp bakarken, kitapçı, "Onu da al götür" dedi. Zaten ne başı var ne de sonu kitabın. Eve geldim ve hemen okudum. Daha sonra konferanslarımda da anlattım bu kitabı. Çok önemli benim açımdan.
- Neydi sizi bu kadar etkileyen kitap?
Şimdi yanlış hatırlamıyorsam, Çin'de Çu-Yang diye bir adam var. Amele kendisi. Sabah işine gidiyor ve akşam evine döndüğünde evinin önünde koca bir dağ buluyor. O dağı kazmayla kazıyor. Kazdıklarını el arabasıyla bir dereye döküyor. Diğer işçiler ona ne yaptığını soruyorlar. "Bu dağı kazıp bağ yapacağım" diyor. Diyorlar ki, "Dağ ortadan kalkar mı?" Çu-Yang, "Dağ büyümüyor ki, her vurduğum kazmada biraz küçülüyor. Ben bunu yapabilirim" diye cevap veriyor. İşte bu kitaptan sonra, bundan böyle, her şeyi başarabileceğim duygusu hakim oldu.
Sayfa 74 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - I. Baskı: Mayıs, 2006 •BİRİNCİ BÖLÜM: Çocukluk Yılları ve Mucit Baba·Kitabı okudu