·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Ekim 2022 00:40 Kafka'nın dediği gibi, bittiğinde çarpanlardan bu kısa oyun. Sebebi ise, yazarın başrolde oluşu ve yaşanan yalın gerçekliklerin aynı ölçüde (edebiyat sosu sayılan süslerden azade) dile getirilişinde yatmakta bence.
2.dünya savaşını çıkaran (ve büyük yıkım ve acılara sebep olan!) Alman ordusuna 1941'de vatan sevdası adına katılmak zorunda kalan, bozgunculuk yapma ve çürüğe çıkıp kaçma şüpheleriyle tutuklanan, yaşananlara dayanamayan bir aktörün; savaş sonunda yenik Almanya'sına dönüşünde karşılaştığı manzarayı her türlü edebi kaygıdan uzak bir hafta gibi sürede, hisleri bağlamında özünden damıttıklarıdır bu kitap. Her köşede oluşan kayıtsızlıkta sıradanlaşan intiharlar bile Elbe nehri adında Ölüm'e bile çok fazla gelir. Karısını başka bir adama, küçük oğlunu, anne ve babasını toprağa kaptıran eski bir Nazi askeri vardır artık; Öteki dediği iyimserlikten, Ihtiyar adam dediği Tanrı'dan hesap soran! Savaşta kullanılan Gaz maskesi gözlüğü (gözlüğü kırıldığı için taktığı) aparatı farklılaşma ve yabancılaşmayı, Kapıların Dışında kalma olgusu ise yaşanan kayıtsızlığı göstermek adına derin birer metafor olarak kullanılmış eserde.
Savaşın götürdüğü sağlığı 26 yaşına kadar yaşamasına müsaade eden, son iki yılında tüm eserlerini vermek (2 hikaye- bir şiir kitabı ve 1 oyun) zorunda kalan savaş sonrası Yıkıntı Edebiyatı'nın #heinrichböll ile birlikte güçlü ismi #borchert 'in bu başyapıtını okumanızı edebi sanatlardan ayrı hümanist olgular adına başta vicdanınız ve antidogmatik taraflarınız için okumanızı şiddetle salık veririm. Ara vererek hikayelerine geçeceğim...