Puan vermedi·342 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ekim 2022 00:00 Esir Şehir Üçlemesinin ikinci kitabı, ilk kitapta Bekir Ağa Koğuşu’nda kalmakta olan Kamil Bey'in ramazan ayının son gününde apar topar Sultanahmet Tevkifhanesine götürülmesiyle başlar.
"Esir Şehrin Mahpusu", roman boyunca farklı karakterlerin anlattığı hikayeler ve durumlarla İstanbul'un ve ülkenin genel durumu, insanların işgal altındaki yaşayışları ve İstanbul hükümeti ile Ankara hükümeti taraftarları arasındaki çekişmeler hakkında bilgi verse de asıl olarak bir hapishane romanıdır. İki kısma ayrılan kitabın ilk bölümü "Hafız Ağa" da Kamil Bey'in gözünden Zekeriya Hoca'nın açıklamaları ile birlikte hapishane hayatı, ağalık düzeni ve kabadayılık kültürünü inceler ve hapishanenin insan psikolojisi üzerindeki etkisini gözlemleriz. Gerek hapishane yaşamına dair verilen ayrıntılar gerekse karakterlerin kullandığı dil yazarın kendi hapishane deneyiminden romanında faydalandığını belli ediyor.
İkinci bölüm "Millici Abi" ile Kamil Bey'in hapishanede başka bir kısma geçmesiyle ilk kitapta da değinilen Osmanlı toplumunun son dönemlerinde insanlar arasındaki sosyal sınıf farklarını belirgin bir şekilde görürüz. Kamil Bey'in aile hayatı ve devam eden Kurtuluş Savaşı hakkında da daha fazla bilgi sahibi oluruz. (Roman, Sakarya Meydan Muharebesi'nden kısa bir süre önce geçiyor.) Bölümün devamında gazeteler ve bildiriler üzerinden alınan haberlerdeki uyumsuzlukların Milli Mücadele yanlısı ve karşıtı karakterler üzerinde yarattığı etkileri görürüz. Kamil Bey'in Milli Mücadele destekçisi olması ile eşinin ailesinin Milli Mücadeleye karşı gelmeyi sürdürmesi üzerine aldığı bir kararla roman sonlanır.
Özellikle dönem romanı okumayı seven kişilere üçlemenin ilk kitabı "Esir Şehrin İnsanları" ile birlikte tavsiye ederim.