·140 syf.····Okunma: 09 Ekim 2022 19:51 Severek okuduğum; Serenad, Kardeşimin Hikayesi, Huzursuzluk ve Son Ada kitaplarından sonra Balıkçı ve Oğlu kitabı benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Livaneli'den acele yazılmış, konu bütünlüğü doğru düzgün olmayan, sayfa sayısını doldurmak için kelime kalabalığı edilmiş bir eser beklemezdim.
Giriş kısmı biraz sert olmuş olabilir lakin birazdan ne demek istediği dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım. Eser, Bodrum'un bir köyünde Mustafa adında bir balıkçının yaşam tarzı ve köy hayatıyla başlayıp denizde bir Afgan bebeği bulmasıyla cereyan eden olaylar etrafında kurgulanmasını anlatıyor. Kitap içeriği hakkında söyleyecek pek bir şey yok.
Dünya sorunu haline gelen, hayatta kalmak için ülke ülke dolaşan ve bu uğurda ölümle yüzleşen hatta ölümlerle sonuçlanan, insanlığın kanayan yarası olan göçmen sorunu gibi evrensel bir sorunu konu alıyor yazar lakin soruna çok yüzeysel yaklaşıyor. Kitabın ana konusu Afgan bebek ve mülteciler olması gerekirken ikinci planda bu konuları, birinci planda köy halkının yaşam tarzıyla Mustafa'nın hayata olan karamsarlığını alıyor bunu da psikolojik tahlillerden uzak bir şekilde tasvirlerden tasarruf ederek ele alıyor. Mustafa diye biri var , bunun karısı var , köy halkında meczup biri var, denizde boğulan göçmenler var, şans eseri kurtulmuş bir bebek var ve bu bebek uğruna yapılan mücadele var. Buraya kadar sıkıntı yok lakin kitabın içerisine dalıyorsun Mustafa karakteri yarım, karısı eksik tahlil edilmiş, göçmen sorunu yüzeysel geçilmiş. Bir sonraki sayfada olaylar oturacak diyorsunuz ama başka sahne geliyor ve bu sahnede sizi tatmin etmiyor sonra bi bakıyorsunuz kitap bitmiş. Kısaca söylemek gerekirse 100-200 yıl öncesi olan bir olayın bir ortamda anlatılması gibi duygudan uzak bir şekilde aceleyle yazılmış gibi duran bir eser.
Şunu bastırarak söylemem gerekir ki ben Livaneli gibi kaliteli bir yazarın bu kitabı yazmasını eleştiriyorum. Sıradan bir yazar yazsa güzel kabul eder kitap içeriğiyle ilgili bir kaç şey söyler geçerim ama Livaneli gibi toplumsal sorunları ele alırken okuyucuya ciddi derece farkındalık oluşturup , oturup sorgulama yapmasını sağlayan bir yazara yakıştıramadım. Hayal kırıklığımda bundan kaynaklanıyor.
Son olarak diyeceğim şu ki eğer içerik ve anlam bakımında zor kitaplar okuduktan sonra çerez tadında zaman geçsin, kafam dinlensin diye okumak istiyorsanız okuyun onun haricinde size katacağı çok az bi farkındalık var o kadar.
İyi okumalar dilerim.