Puan vermedi·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ekim 2022 00:00 Sabahattin Ali'nin öykü kitaplarını okumaya başladığımda önceden vakit geçirmek için gelişigüzel okuduğum romanlarını da tekrar okumaya karar verdim ve Kuyucaklı Yusuf ile İçimizdeki Şeytan'ı okuduktan sonra o zaman takdir edemediğim bir derinlikleri olduğunu gördüm.
İçimizdeki Şeytan'da Sabahattin Ali, yoksulluk, aydın aymazlığı ve insanın doğası gibi konuları Macide ile Ömer'in ilişkisi çerçevesinde ele alıyor. Romanın odak noktası olarak başlayan Ömer, Macide ile evlendikten sonra bakış açısı yavaş yavaş Macide'ye kayıyor ve onun gözünden Ömer'in yaşadıklarını ve aldığı kararların sonuçlarını gözlemliyoruz. Kitap boyunca yaptığı her kötü hareketi içindeki şeytana atfeden Ömer, romanın sonuna doğru bu hareketlerin tembellikten, iradesizlikten, bilgisizlikten ve kendi deyişiyle hakikatleri görmekten kaçmak itiyadından kaynaklandığıyla yüzleşmek zorunda kalır.
İlk okuyuşumda romanın sadece bir aşk hikayesi etrafında şekillenen toplumsal bir eleştiri olduğunu düşünmüştüm. Roman hakkında yazılanları okudukça aydınlara Ömer'in arkadaşları üzerinden yapılan eleştirilerin yazarın birbirlerine zıt görüşleri sebebiyle çekiştiği Nihal Atsız ve Peyami Safa gibi yazarlar olduğunu öğrendim. Sabahattin Ali kitabında bu görüşleri çok netleştirmemiş ancak yazarın hayatı ve Nihal Atsız ile olan ilişkisi incelenirse bunlar açıklık kazanıyor.
Sabahattin Ali okumaya devam sıra Kürk Mantolu Madonna'da.