Puan vermedi·288 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Ekim 2022 10:30 “Elbette mümkün değildi, acıyı önceden küçük dozlar halinde tüketmezdi insan, onu hafifletemezdi, hiçbir şey, her zaman en çok korkulan felaketin başa gelişini katlanılır kılmazdı.” Bu eser için buraya hangi cümlesini alıntılasam yetersiz kalacak aslında, okuduktan sonra aklıma düşen, kadın karakterin hislerine en yakın bu cümleyi seçtim.
İsimsiz bir adam ve kadın, bir adaya tatile gider. Adam bir gün gazete almak için evden çıkar. Gidiş o gidiş. Sonrası bekleyiş, umut, çaresizlik. Korktuğu buydu işte. Onun hayatının felaketi. Birgün terk edilmek, yalnız kalmak. Sevdiği kişiyi o kadar herşeyi yapmış ki hayatından çıktığında ne yapacağını bilemeyip acı çekiyor. Yalnız kalması, düştüğü boşluk hissiyle onu belirsizliklere sürüklerken insanlara karşı düşüncelerini de zamanla değiştiriyor.
Kitap zaman olarak kadının dört yıl öncesi ve bugününü anlatarak ilerliyor; dört yıl öncesinden şimdiye varıyor.
Kitabın hissettirdiği duyguları çok sevdim, insanlara veya kendimize karşı zaman içinde değişen bakış açımızla özgürlüğümüzü, mutluluğumuzu tek başına kalmayı ya da yalnızlaşmayı kendimiz seçiyoruz. Farkında olarak ya da deneyimleyerek. Enlerim arasında yer alan bir kitap oldu.