Gönderi

Ben Tutunamayanlara tutundum
9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2022 186. kitabı
Sandığımız romanlardan çok farklı olduğunu söyleyebilirim. Romanlarda aşina olduğumuz olay kurgusunun baskınlığı yoktu. Olay her an her yerden çıkabilirdi sanki. Bir farklılıkta sadece roman olarak kalmaması, içinde şiir, şarkı, deneme, mektup gibi farklı anlatımların bulunmasıdır. Kitabın dili ise bir alıntı yapacak olursam,'' Kendime yeni bir önsöz yazmak istiyorum. Yeni bir dil yaratmak istiyorum. Beni kendime anlatacak bir dil.'' işte yazarın dediği gibi bir dile sahip. Ve ayrıca yazarın dediği gibi ''İnşallah kültür komasına girersin!'' gerçekten kitabın içinde birçok bilgiyi de barındırdığını söyleyebilirim. Psikoloji sever biri olarak yazarın serbest akış tekniğini kullandığını rahatlıkla gördüğümü söyleyebilirim. İç dünyasının en iç haliyle yansıtmış sözlerini, ondan kalbime işledi cümleleri. Özellikle bazı cümleleri kendine hayran bıraktı beni, tekrar tekrar okudum o hayranlığı yeniden yaşamak için. Ve yazarın mizahı çok güzel kullandığını da söyleyebilirim. Özellikle ilk iki yüz sayfaya kadar eğlenerek okudum adeta. Kitabın konusu ise kafamı allak bullak etse de şu sonuca vardım. Selim adında bir kişi intihar eder ve Turgut adındaki arkadaşı bu ölüme çok şaşırır, ölümünü kabullenemez. Neden öldürmüştü bu sorunun cevabını bulmak için tüm kitabın içinde dolaşıyoruz. Birçok karakterle de tanışmış oluyoruz burda. Her birinin anlatımında Selim'i farklı açılardan tanımış oluyoruz. Aslında Turgut için Selim o kadar önemli sevdiği bir kişi ki ama sanırım Selim için sanırım Turgut'un o kadar bi değeri yok en azından yansıtılanlardan ben bunu göremedim. Selim'in ölüm sebebi ise öyle elle tutulacak bir sebep değil de ruhsal bunalımların birikmişliğinin altında ezilmişliğini yaşamış adeta. Ben Selim'i nasıl tanıdım desem şunu derdim. Olmak ya da olmamak adlı bir söz vardır ya işte orada takılı kalmış birisi gibi. Kitaptan da bir alıntı yapacak olursam'' Normal bir insan olmaya zorladılar, bana boş yere vakit kaybettirdiler. Olmayınca da anormal dediler.'' Gerçekten de böyle birisiydi Selim, ne kendisi gibi olduğunda anlaşıldı ne de insanların istediği kalıba girdiğinde anlaşılıp sevildi. Bir buhranın içinde buharlaşıp gitmişti ama yağmur olarak Turgut o buharı yaşatacaktı.. Kitaptaki bir karakterde Olric. Aslında gölge bir karakter diyebilirim çünkü Turgut'un hayalinde olan iç sesini canlandıran birisidir hani o hepimizin içinde olandan. Hepimizin bir Olric'i vardır. Tutunamayanlar, Selim'in bir kavramı olarak başlayıp Turgutla devam edip biz okuyuculara kadar derinliği işlenmiştir. Hepimiz bir tutunamayanlar üyesiyiz. Selim'in tutunamayanlar listesine giremesekte Oğuz Atay'ın listesine girdik en azından. ''Dur bakalım hele.'' Bende böyle diyerek hem kendimi durduruyorum hem de sizleri. Yoksa düşüncelerime daha fazla hakim olamazsam saatlerce yazacağım:)
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
·
359 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Tam Tutunamayanlar' a göre bir inceleme olmuş 😊 Çok beğendim incelemenizi ☺️ Okurken o kadar keyifle okuduğum bir Oğuz Atay eseri oldu.
Gülsüm
Gönderi Sahibi
Evet ben de onu okumayı düşünüyordum