Ömer ve Macide...
Hayatın getirdiği bir dizi olay sonrasında birbirlerine çekilmiş iki genç. Onların aşkı ya da bu süreçler içerisinde birbirlerine kaçışlarına verdikleri şeyin adı, aşk.
Ömer'in kendini tam anlamıyla bulamayışının, kendi içinde gidip gelişlerinin, minnet duygusuna mahkum oluşunun ve bu duygunun omuzlarına verdiği ağırlığın karakterin hayatını nasıl bir kuvvetle şekillendirdiğini kendi gözlerinizle göreceksiniz. Hayatında yapmak istemediği ama kendisini yaparken bulduğu tüm fenalıkların sebebine bir kurban seçtiğine, buna da içimdeki şeytan diyerek, yaptığı fiillerin sorumluluğundan çekilişine tanık olacaksınız. Belki sizde benim gibi Ömer'in iradesizliğine kızacaksınız.
Ayrıca kitabı okurken İstanbul gözlerinizde canlanacak. Sokaklarında dolaşıp, havasını soluyacak, dükkanların önünden geçerken kendinizi esnafla selamlaşır bulacaksınız. Toplum, insanlar, bakış açıları ve daha fazlası dönemi tümüyle yansıtacak.
Yani diyeceğim o ki Sabahattin Ali'nin bu güzel eserini severek okuyacaksınız. Vakit kaybetmeden sayfaları karıştırmaya başlamalı...
Keyifli okumalar dilerim.