Puan vermedi·352 syf.··
2022 17. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2022 00:26
Her şeyin denetlendiği bir devlet düşünün. Düşündüklerinizden, düşünmediklerinizden, yazdıklarınızdan, sayıkladıklarınızdan, kelimelerinizden kısaca her şeyden. Kitabımızda sizi denetleyen bir Büyük Birader var. Ve bu Büyük Birader için çalışan çeşitli ajanlar, düşünce suçu işlersiniz diye sizi her an tutuklayıp buharlaştırarak yok edecek olan düşünce polisleri var. Yazar kitapta böyle bir dünya tasarlamak istemiş. Kitap karşımıza bir Ütopya karşıtı olarak çıkıyor. Hayal edilen o huzurlu ortam yoktur. Yerini otorite ve ölümler almıştır. Aslında ölümler bile gizli saklıdır. Güç tamamen otoritenin elindedir ve nefes almaktan bile suçlu sayılabilirsiniz burada. Ütopyaya baktığımızda ”suç ” kavramı bile yoktur oysa. Ütopyada herkes, istediği zaman istediği yere göç edebilen bir kuş kadar özgürdür. Oysa Orwell 1984 kitabında hislerden bile ceza alıp yok edileceğiniz bir ortam inşa etmiştir. Kısacası Bir Parti vardır bütün iktidarı elinde tutar ve her mekanizmaya sahiptir. Partinin başında Büyük Birader yer alır. Partiye bağlı ilginç bakanlıklar vardır. Gerçek Bakanlığı adı gibi gerçek olmasa da, geçmişi tamamen değiştirmek amacıyla kurulmuş geçmişe dair ne varsa( Kitaplar, müzikler, resimler, müzeler v.s. ) ne varsa siliniyor ve partinin istediği sahte bir tarihe inandırılıyor. Sevgi Bakanlığı : Suçluların özellikle düşünce suçlularının cezalandırıldığı yerdir. kitapta anlatılan tasvire göre burada hiç cam yoktur ve etrafı dikenli teller ile çevrilmiştir. Düşünce suçlularının bütün sorguları burada yapılır. 101 numaralı oda bütün suçluların kabusu olarak namzetmiştir. Tele-ekranlar ile her saniyeniz izlenir. Ve en ufak hatanızda enselenir ve hücrete kapatılırsınız. Varlık Bakanlığı Devlet olur da ekonomisi olmadan olmaz değil mi? Varlık Bakanlığı devletin Ekonomik Bakanlığıdır. Devletin ekonomisi buradan soruluyor. Aslında bakarsanız, kitaba göre binalar eskilikten yıkılıyor, insanlar kahve ve şeker bulamıyor. Yoksulluk almış başını gitmiş fakat nasıl oluyorsa her zaman devlet – savaşta olmasına rağmen- sürekli ama sürekli bir şeyleri başarıyor ve de üretimde bir şeyleri aşıyor. Ve bunlar tele ekrandan sürekli yayına giriliyor. Barış Bakanlığı: Görevi tabii ki barışı sağlamaktır. Şaka şaka. Bu ülkede barışa yer yok. Barış Bakanlığının biricik görevi savaşmaktır! Bu yüzden de devlet sürekli ama sürekli bir savaş halindedir. Savaşın sonucu her zaman devletin lehinedir. Ne olursa olsun kazanılmıştır, koşullar iyidir, moraller tavandır. Çünkü tele ekrandan bunlar yayınlanmıştır. Büyük Birader öyle emretmiştir ve Barış Bakanlığı en nihayetinde hiç olmayan savaşın kazananı bile sayılmıştır. Bu arada Büyük Biraderin partisinin vazgeçilmez bir temasını da hatırlatalım :” SAVAŞ BARIŞTIR.” Kitabın ana temelinde günümüze mesajlar var. Düşünce suçu işlemek şimdilerin bir sorunu. Mesela, kitapta "Siyasi Özgürlük" ve " Özgür Düşünce" kelimelerine kesinlikle karşı çıkılmaktadır. Bu günümüze uyan bir kavram. Parti mensubları Mavi tulum giyerler, siyah, mavi gibi renkler ana temalıdır. Instagram, Twitter, Facebook tonlarına baktığımızda bu durum iyi işlenmiştir. Tele ekranlar ile sürekli izleme ve dinleme yapılmaktadır. Günümüzde mobeseler, elimizdeki cep telefonları ve içerisindeki uygulamalarla zaten bunu yapıyoruz. Ve sözlük daraltma faaliyetleri eski kelimelerin çıkarılması.. Buna en güzel örnek mesaj dilinin yaygınlaşması kelimelerin kısalması ( slm, nbr, amk, iii, msj, ingilizcede LOL, Stfu, igdaf, rn, Ig) ve onlarca kısaltma ile dilbilgisi zaten yozlaşmıştır. Kitapların yerini cep telefonları almış ve okumayan, düşünemeyen, kafasını ekrandan kaldırmayan bir nesil oluşturulmuştur. Kitabı 3. okuyuşum ve her okuduğumda günümüze daha çok hitap ettiğini anlayabiliyorum.
1984
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,3bin okunma
·
112 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.