"İnsanlar ikiye değil, üçe ayrılıyor bence; Yaşayanlar, yaşamayanlar ve bir de kendine ait bir yaşam kuramayanlar."
Bazı kitapları okurken yaşadığım olaylar kitabın içeriği ile uyuşmuşsa, o kitabın hem kitaplığımda hem de kalbimde yeri ayrı oluyor. İşte bugün sizlere o kitaplardan bir tanesi olan "Etini Acıtmak" ın yorumunu getirdim. İçerisinde onbir kısa öykü bulunan bu kitaba kendi öykümüde ekledim ki ne zaman bu kitabı elime alsam etimi acıtan o hikayeyi hatırlayayım...
"Etini Acıtmak" Değerli ve taze yazarımız Orhan Murat Bahtiyar'ın ilk kitabı ama öyle kusursuz bir şekilde kaleme almış ki sanki yıllardır yazıyor ve bir çok kitabı basılmış hissini veriyor. Betimlemeler, anlatımdaki yalınlık ve değindiği toplumsal meselelere kattığı farklı bakış açıları ile ne kadar güçlü bir kalemi olduğunu anlıyorsunuz.
Yazarımızın kaleme aldığı her bir öykünün uzun uzun okuyabileceğim romanlara dönüşmesini çok istedim. 5-6 sayfadan oluşan öyküler bu kadar mı insanı içine çeker ve duyguyu iliklerine kadar yaşatır! Ayrıca bu öykülerin final bölümü metinlerin arasında gizli, size bulup tamamlaması kalıyor. Ve en güzel tarafı ise betimlemeler sayesinde okurken kişiler ve mekanlar hayalinizde canlanıyor. Kitabın içeriği tam da adına yakışır bir şekilde okurken etinizi acıtıyor... Bir öykünün ardından hemen diğer bir öyküye geçemiyorsunuz.
Önce okuduklarınızı sindirmeye çalışıyor ve üzerine uzun uzun düşünüyorsunuz. Sizlere tavsiyem kitabın ince oluşuna aldanmamanız yönünde olacaktır. Zira ben kitabı bir kaç saatte okuyup, bitiririm diye elime aldım ama iki günde okuyup, bitirdim.
Üzerine uzun uzun konuşulacak, buram buram edebiyat kokan bir kitaptı ve ben tadına doyamadım.
Yazarımız Orhan Murat Bahtiyar ın kalemine, yüreğine sağlık. Kalemi daim, okuru bol olsun.
bibliyofil okuur öncülüğünde okuduğumuz bu harika kitabı herkese canıgönülden tavsiye ederim.
Kesinlikle okuyun ve okutun.
Keyifli okumalar.