Masumiyet Müzesi kitabına 4 günlük ara verdiğim sırada bu kitabı bitirdim. Çünkü Masumiyet Müzesi biraz sıktı ve sıkılmaya başlamıştım, o sırada listemde bulunan bu kitabı bitirdim.
Kitap hakkında yorum yapacak olursak:
Yine tipik bir Agatha Christie klasiği denilebilir bu kitap için. Daha önce bu yazarın kitabını okumamış kişiler, kitabın başlarında bahsi geçen birisinin ilk başta katilin o olduğunu düşünebilir. Çünkü gayet açık bir şekilde belirtilmiş. Ama daha önce yazarın başka kitaplarını okuyanlar bilecektir ki katil başka birisi. Ben bunu bilerek okudum ve şaşırmadım tabii ki.
Kitabı okurken sürekli “Neden?” diye sormadan edemedim. Neden birbirinden alakasız kişileri öldürüyordu katil? Bir amacı var mıydı yoksa deli miydi? İşte bunların cevabını sonda, diğer çoğu kitabının bitişi gibi Hercule Poirot’un herkesi bir yerde toplayıp yaptığı konuşma esnasında öğreniyorsunuz. Kitabın başında olan tüm sorularınız cevabını alıyorsunuz.
Kitap genel olarak güzeldi ve akıcıydı. Ama diğer kitaplarının aksine bir eksiklik vardı. Heyecan? Aksiyon? Olabilir. 10 üzerinden puan verecek olursam 7 olurdu belki 8 :)
İyi günlerr. Ben türk polisiyesinden bir kirap arıyorumda hayal mayal hatırlıyorum ama. Yetimhaneden bir kız, üç tanrı öldüren bir adam, kadın dedektif falan vardı. Ve hatta kitabın sonunda herkes ölüyordu. Acaba bu kitabı biliyor musunuz