·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Kasım 2022 00:00 Per Petterson'un At Çalmaya Gidiyoruz'dan sonra okuduğum ikinci romanı oldu. Romanın merkezinde Arvid Jansen, yaşadığı hayal kırıklıkları ve hayatı boyunca aldığı darbeler var.
Boşanma arifesindeyken annesinin kanser olduğu haberiyle sarsılan Arvid ani bir kararla annesinin peşinden Danimarka'ya kaçarcasına gider. Bu andan itibaren gelgitlerle "hala yetişkin olamayan" Arvid'in annesiyle olan sorunlu ilişkisini düzeltmek için onun peşinden sürüklenişine ve geçmişine tanıklık ederiz. Artık 37 yaşında olan Arvid'in yıllar içinde gençliğinde bağlı olduğu idealler yıkılmış ve bir erkek kardeşi ölmüştür. Şimdi ise sevdiği kadın ondan ayrılmak üzeredir. Boş yere çabaladığı yıllardan sonra Mao'nun yazdığı şu dizeleri tekrar hatırlar.
Kırılgan ayrılış imgeleri, o zamanki hali köyün.
Lanet olsun zaman nehrine; otuz iki yıl geçmiş bile.
Roman yer yer birbirinden kopuk bölümlerle okura Arvid'in hayatından çeşitli kesitler ve kırılma noktaları sunuyor. Yazarın karakterler gözünden mekanlar ve kişiler hakkında devamlı yaptığı nostaljik gözlemler romana melankolik bir hava katıyor. Kullanılan sade ve dolambaçsız üslupla roman adeta geçen zaman için yakılmış bir ağıt halini alıyor.
Zaman nehrinin akışını duymaya başlamış herkese tavsiye ederim.