Gönderi

A. LİDAR/ Ömrüm sanki sayfaları atlanarak okunmuş bir kitap.
8/10
·112 syf.··
2022 107. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2022 09:14
Bazı şiirler vardır, içinden koca bir hikaye çıkabilir. Hatta kimi zaman bir roman... Hiçbir yerin yerlisi İsmail'in hikayesi de öyleydi benim için. Bir şiir kafamda bir hikayeye, bir romana dönüştü. "Yoruldum, çok yoruldum, çok yoruldum, çok." (s. 64) Velhasılı kelam yorgunuz. Bedenen değil ruhen, kalben yorgunuz. Öyle ki altı yıl tatile çıksam anca dinlenebilirmişim gibi geliyor bazen. Bu nedenledir yorgunluğu anlatan mısraları bu denli sevişim... Yarası yarama denk olan şairleri sevişim. Aynı acılardan geçtiğimizi düşündüğüm kalemlere bu denli bağlanışım. Bir halt olmayacağını bile bile kurduğumuz hayaller delirtti bizi. (s. 98) Ne diyordu bir şarkısında Candan Erçetin: "Kul kurar, kader gülermiş. Bazı hikayelerin sonu mutsuz bitermiş." Yine de hayal kurmaktan vazgeçemiyor insan. Her şey olmadan yaşanıyor da hayal olmadan yaşanmıyor. Gerçekleşmese de hayal etmek de güzel sanırım. Yine de sonundaki hüsranlar yıkıcı olabiliyor. Delirtiyor. "En uzun günün bile bitmediği görülmemiştir." (s. 24) Ne zaman kötü bir gün geçirsem böyle düşünürüm. Geçiyor. Güzel günler de geçiyor kötü günler de. Hayat geçiyor. Yıllar sonra umurumuzda olmayacak şeyler için içinde yaşadığımız anı kaybediyoruz. Tam bir kaybetme ustası insan. Ne diyordu Şermin Yaşar: "Olmayacak şeylerin hayalini kurma federasyonu olsa, başkanı ben olurdum." Tam olarak böyle düşünüyorum. Ve eminim bu düşüncede çok kalabalığız. "Güldüğüme bakma hayat, aslında hiç iyi değilim." (s. 93) Gülmüyoruz da aslında. Gülmeye çalışıyoruz diyelim. Şöyle esaslı olarak en son ne zaman bir kahkaha attınız? Kahkahanın bile ayıp karşılandığı bir coğrafyada gülmeyi bile unutuyor insan. Bir şiir kitabı aldı çok uzaklara götürdü. Kaygısı sanat değil de kendini anlatmak olan bir şairin kaleminden. Okuyun derim. Kim bilir, belki sizler de yaranıza denk mısralara rastlaşırsınız.
Şiir
Olmamış Kahraman EmeklisiAli Lidar · İthaki Yayınları · 20191,359 okunma
·
2.797 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
„unutmak kâbus bazen, bazen hediye unutacağın varsa unut, ödüllendir kendini…“ (sf 59) Inceleme öyle güzeldi ki ben de kendimi sorgulasam Ali Lidar‘dan sonra bunları söylerdim aşağı yukarı. Okuduğu kalemde kendine rastlamak istiyor insan hele ki şiir kitabıysa okunan. Lakin sonrasında sadece şiir olmadığını farkediyor insan ve işte yara bu defa iki defa kanamaya başlıyor. Bazen unuttuğunu zannettiğin yaran, bazen de unutmaya çabaladığın yaran kanıyor. Velhasılı kelam Ali Lidar bu işi güzel yapıyor. Sevdiğim kalemlerden birisi. Emeğinize sağlık yine güzel bir incelemeydi. Okuduğum kitapları sizi okurken görünce merakla incelemenizi bekliyorum.Bilginize arz ederim :)
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ederim. Dediğiniz gibi yaraları deşecek, kanatacak bir eser. Okunması, okutulması temennisiyle...