Gönderi

Seninle hiç şöyle uzun boylu konuşamadık evladım... yazık!
8/10
·160 syf.··
2022 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2022 17:02
Popüler Türk edebiyatı kitaplarına karşı farkında olmadan çekimser davrandığımı fark ettiğim ve okumayı ertelediğim bir kitaptı. Aynı zamanda Sabahattin Ali'nin okuduğum ilk kitabıydı. Oldukça sıradan bir konuya sahip olan kitabın bu kadar beğenilmesinin, akıcı ve duru bir Türkçe'yle yazılmış olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Günümüz romanlarına göre, kullanılan kelimelerin ve yapılan betimlemelerin anlamındaki derinlik kitabı klasik bir eser haline getirmiş. Kitap içine kapanık bir başkahramanın henüz kendini bulamamışken resim sergisindeki bir otoporteye aşık olması ve porte sahibiyle tanıştıktan sonra hayatındaki değişiklikleri anlatarak başlıyor. Aşık olduğu bu kişi, erkeklere karşı oldukça önyargılı ve keskin kuralları olan biriyken başkahramanla tanıştıktan sonra bu keskin kurallarından yavaş yavaş taviz veriyor ve roman inceliklerle dolu bir aşk romanına dönüşüyor. Romanın sonu maalesef ki pek çok kitapta karşılaştığım bir sonla bitiyor. Bu açıdan kitabı okuduğum kitaplardan Hasret ve Qurd Seyid və Şura'ya benzettim. Öncesinde bu kitabı okusaydım konu açısından daha çok beğenebileceğimi düşünüyorum fakat bu tarz sonlara rastladığımdan beni çok etkileyen bir son olmaktan ziyade, sıradan bir son oldu. Aynı zamanda benzer romanlarla kıyasladığımda başkahramanının içine kapanıklığından kaynaklı mücadeleden uzak oluşu konunun etkisini azaltan unsurlardan biriydi. Kitapla ilgili okumalar yaparken Sabahattin Ali'nin kızının bir röportajında kitabın bir kısmının yazarın gerçek hayatından bir kesit olduğunuda öğrenmiş oldum. "Tesadüf seni karşıma çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benimde bir ruhum bulunduğunu öğrettin."
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,8bin okunma
·
64 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.