Gönderi

Suzan Defter - A. TUNÇ /Haydi siz de bir tanışıklığa vesile olun!
9/10
·128 syf.··
2022 111. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 16:35
Bazen her şey istediğin gibi gitmez. Bazı seçimler zorunluluktan meydana gelir. Bazı kitaplarla istemeden tanışırsın. İşte tam da böyle bir tanışıklık üzerine başladı Suzan Defter yolculuğum. Görev yaptığım yerde bir kitap kulübü kurdum. Her ay bir kitap seçip sonraki ayın ilk haftası bir kafeye oturup okuduğumuz kitabı yüzyüze tartışıyor ve oylama ile gelecek ayın kitabını seçiyoruz. Bu ayın kitabı olarak Ahmet Ümit'in Bir Aşk Masalı'nın seçilmesini istiyordum. Suzan Defter çıkınca anlık olarak hayal kırıklığı yaşadım ama tabii birlikte okumalarımızdan büyük keyif aldığım için ilk işim bir an önce kitaba başlamak oldu. Ve daha ilk sayfalardan beni kendine çekmeyi başardı. "Bir kadın birdenbire günlük tutmaya başlamışsa, ya âşık olmuştur ya terk edilmiştir." (s. 9) Siz ne dersiniz? -Bir kadın neden günlük tutmaya başlar? -Yazma ihtiyacı ne zaman zirve yapar? -Böyle bir dönem yaşadınız mı? Yalnızca kadınlar olarak da düşünmeyelim. -Bir insan neden günlük tutar? Ben de yıllar boyunca tuttum mesela; yaşadığım günü değerlendirmem, kendimi sorguya çekmem için iyi bir fırsattı benim için. Suzan Defter Biri kadın biri erkek iki insanın günlüklerinden oluşuyor. Farklı bir biçimi var eserin. Kitap ortadan ikiye ayrılmış, ilk bölümde erkeğin günleri yer alıyor diğer bölümde kadının günler. Günler birbiriyle paralel olarak ilerliyor. İki kahramanın yaşamı bir yerde kesişiyor ve bu günlüklerde aynı güne, aynı konulara kendilerinin bakış açılarını karşılaştırmalı olarak görme fırsatı buluyorsunuz. Oldukça özgün ve başarılı bir yaklaşım olmuş. Günlük hayatta başımızdan bir olay geçiyor ve onu hep kendi bakış açımıza göre değerlendiriyoruz. Oysa her olayın, her duygunun farklı farklı bakış açıları var. Dilimize pelesenk olmuş empati kavramı ile kendimizi kandırıyoruz farklı pencerelerden bakabiliyorum diyerek. Eserde tam olarak görüyoruz aynı konunun farklı yüreklere nasıl yansıdığını, nasıl etkiler yaptığını... Tabii bu duyguyu yakalamak için doğru okumak gerekiyor eseri. Önce birinin günlüklerini okuyup bitireyim sonra diğerinin şeklinde yaklaşılırsa aynı günü karşılaştırma durumunda büyük kayıp yaşanır diye düşünüyorum. Ben de tam böyle yapmak üzereydim ki uygulamada oldukça kıymet verdiğim bir okur uyardı ve bilgilendirdi eserin doğru okunması adına: Filiz~ Kendisine de buradan teşekkür ediyorum. Kahraman tanıtımlarını oldukça başarılı buldum. Ruh halleri oldukça gerçekçi ve yeterli olarak verilmiş. İnsanlar arasındaki duygusal ilişkileri, toplumun ve insanların bakış açısını ustaca anlatmış yazar. Okurken birçok konuyu değerlendiriyorsunuz zihninizde: -Gerçek sevgi nedir? -Sevgiyle başlayan ilişkiler neden biter? -Duygular değişken midir? -Çocukluk yaşamı insanın geleceğini nasıl etkiler? -Aile bağı nasıl olmalıdır? -Paylaşmak acıyı artırır mı azaltır mı? Daha nice sorular... "Bu kadar mı yalnızız hepimiz?" (s. 53) Fiilen kimse yalnız değil aslında. Yalnızlık insanın ruhunda. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki bedenler kalabalıklaşırken ruhlar yalnızlaşıyor. İnsanlar doğuyor, büyüyor, diğer insanlar ile ilişkiler kuruyor ve bu ilişki boyutunda birçoğu problemler yaşayıp yalnızlığa itiliyor. Eserin kahramanları da öyle. Mutsuz bir birlikteliğin sonucunda kendi dünyaları ile başbaşa kalmışlar. Bu durum bir bahane ile yollarını kesiştiriyor ve bu kesişme bize onları tanıma fırsatı sunuyor. "Tanıdığım ve tanımadığım bütün insanlardan sıkılı­yorum." (s. 33) Oluyor bu. İster istemez oluyor. İnsanları tanıdıkça tanımadığın insanlardan bile uzaklaşıyorsun. Bir şımarıklık ya da bencillik değil bu. İster istemez gerçekleşen ruhsal bir yalnızlık. "Bir kadının git­tiği, evden belli olur. Kadın giderken düzeni götürür bir kere. Yaşayan ev sarsılır." (s. 65) Eserde en çok katıldığım alıntı bu olabilir. İçinden "anne" eksilen bir evi düşünün mesela... Tarık Tufan der ki: "Annem benim için mutfaktan gelen tabak çanak sesleridir; mutfaktaki su sesi, pencereyi açma sesi, namaz kılarken duyulan fısıltı sesidir. Ev sesleri annemdir, annem biraz da ev sesleridir." Her cümlesi ayrı dünyalara götüren bir eser. Okurken bolca alıntı yaptım belki fark etmişsinizdir. Daha niceleri var içinde. Tanıtımında diyor ki: "Başkasının gözünde nasıl göründüğünü, iki günlük üzerinden anlatan deneysel bir çalış­ma." Okumaya, tanışmaya, başkalarıyla tanıştırmaya değer bir eser. Kim bilir, belki sizin eserle tanışmanıza ben vesile olurum. Siz de başka okurların tanışmasına...
Edebiyat
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 201120,2bin okunma
··
5,8bin Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Biraz uzun oldu ama okuduğunuza pişman olmayacaksınız.
Ayfer Tunç insanı kendine çekiyor gerçekten. Kitaplarını önceden araştırma yapmadan okuyabilirim, hayal kırıklığına uğratmayacakmış hissi veriyor. Dünya Ağrısı'nı da eğer okumadıysanız okumanızı öneririm💫
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Okumadım, teşekkür ederim. 🙏
İncelemenizi merakla bekliyordum. Yine hayran kaldım, her zamanki gibi muhteşem olmuş. Kaleminize sağlık. Okuyup beğendiğim bir kitaba bir de sizin gözünüzden bakmak ve beğendiğinizi görmek çok güzel. Ayrıca bana da yer verip teşekkür etmeniz çok nazikçe, mahcup oldum 🙈😊
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ediyorum okuma sürecimi nitelikli hale getirdiğiniz için.
Harikadır eserleri ⭐️
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Diğerlerini de okumak isterim.