Okuduğum kitapta günümüzdeki birçok şeyin yansımasını gördüm. Bir çiftlikte yaşayan hayvanların kendilerini ezen ve sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum oluşturdukları ama zamanla kurnaz ve iktidar düşkünü domuzların devrimi yolundan saptırarak insanların yönetiminden neredeyse daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kurmuşlardır . Hayvan çiftliğinin iki uçlu bir yergi mızrağı taşıdığını düşünüyorum yazarın tüm yapıtını çiftliklerdeki insan düzeninin yani kapitalizmin değiştirilmesi gerçeğinden yola çıkarak kurguladığı açıktır. Kitapta "Bütün hayvanlar eşittir "iken "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir"'e dönüşmüştür.Son bölümde masada geçen konuşmada' Siz aşağı kesimlerden hayvanlarınızla uğraşmak zorundasınız biz de bizim aşağı sınıflarımızla uğraşmak zorundayız' derken insanlar domuzlara domuzlar insanlara dönüşmüştür aslında .Hayvanların hiçbir şey yapamaması kendi yazgısını elinden tutamayan kendini yönetenleri sorgulamayı aklından bile geçiremeyen araba beygiri BOXER "kendi kuvvetlerinden haberdar olamayan yavrular"ın en çarpıcı örneğidir. Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır. Özgürlük değerli olduğu ölçüde kırılgandır da... Kitabı okuduktan sonra düşünmenin eleştirmenin sorgulamanın önemini daha iyi anlıyorsunuz. Kitabın yazarı George Orwell çok güzel bir yapıtla gözlerimizi açmış . Çevirmeni Celal Üster dilimize açık bir şekilde çevirmiştir yazarın bu yapıtını. Kitabın mutlaka okunmasını tavsiye ediyorum. :)