Dostoyevski birçok sorunun yanı sıra büyük bir borç batağının da içine düşmüştü. Tabiri caizse borcu dağlar kadardı. Dostoyevski'nin bu borcu normal yollardan ödemesi neredeyse imkansızdı. İlk romanı olan "İnsancıklar " ile kazandığı başarıyı devam ettirememeşti. Çaresizce debelenmekten ve karalar bağlamaktan başka yaptığı hiçbir şey yoktu. Bu sıkıntılı dönemde Dostoyevski'nin imdadına kurnaz bir yayıncı olan Stellovski yetişti. Şartı ise Dostoyevski'nin 2 yıl içinde ona bir roman yazıp getirmesiydi. Eğer getirmezse tüm mal varlığı onun olacaktı. Ayrıca Dostoyevski'ye 2 yıl yetecek kadar da para verdi.
Dostoyevski bu teklifi kabul etti verilen parayla tüm borçlarını ödedi artık rahattı. Fakat romanı yazmadı zaten eskisi gibi de sağlıklı değildi. Tam 23 ay boş boş dolaştı durdu. Son 1 ayı kalmıştı ama hâlâ tek bir cümle bile yazmamıştı. Son iki hafta kala yanına aldığı sekreteri ile kendini anlattığı Kumarbaz eserini kaleme aldı ve yetiştirdi. Daha sonra yanında çalıştırdığı sekreter kızla evlendiler.
Eseri okurken bu hikayeyi bildiğim için mi bilmiyorum bazı kısımları yazılmak için yazılmış gibi geldi. Kitap sonlara doğru ilgi çekici oldu. Kumarın insan hayatındaki rolü ve kumar saplantısının bir insanı nasıl amok koşucusu gibi çılgına çevirdiğini net görebilirsiniz. Gerim gerim gerildim. Kaybedince üzüldüm, kazanınca sevindim. O psikolojiyi hissettim.
Bir de aşk var tabi. En az kumar tutkusu kadar zarar veren aşk.. Zaten kitaptaki karakter sevdiği kadının borcunu ödemek için kumara başvuruyor. Aşkı için savaşan erkekler, para için onlarla oynayan kadınlar... Aslında ne kadar kazansa da kaybeden kumarbazların hikayesi.. Aşkta da kumarda da kaybedenlerin hikayesi..
Kitabı tavsiye ederim okuyun. Kitaplarla kalın sevgiler..
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,5bin okunma