Gelecekte dünyadan kilometrelerce uzakta Yeni Keşif adı verilen gezgende bulunan nesneler Altı Bin uzaygemisinin çalışanlarını etkilemeye başlar. Bu etkinin iş akışında ve üretimde bir azalmaya veya artışa sebep olup olmadığını araştıran komitenin personelle yaptıkları görüşmelerden oluşan tanık beyanlarını okuyoruz. Her beyanla birlikte hikaye şekilleniyor ve bununla beraber araştırmaya sebep olan asıl olaya ve bu olayın sebeplerine doğru ilerliyoruz. İnsanlardan ve laboratuvarda üretilmiş insansılardan oluşan mürettebatın konuşmalarını okurken bazen hangisinin hangisi olduğu karıştırılabiliyor. Ölümlü insanlar ve ölümsüz insansılar arasındaki ilişkilere ve çekişmelere odaklanırken varoluşsal bir anlam arayışı içindeki geleceksiz robotlaşmış insanlar ve "insani" olmaya çalışan robotların mücadelelerine tanık oluyoruz. Şirketlerin laboratuvarlarda çalıştırmak için insansı robot ürettiği bir gelecekte tabii ki insanlar da çok farklı bir muamele görmüyorlar. Uzaygemisinde neredeyse tecrit edilmiş bir hayat yaşayan bu insanlar yaşamak için çalışmıyor çalışmak için yaşıyorlar. İnsan olmanın ne demek olduğu üzerine yazılmış çarpıcı bir kitap deneysel edebiyata ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Lea Guldditte Hestelund'un sergisindeki heykeller ile ilgili bir kitap yazmasını Olga Ravn'dan istemesiyle ortaya çıkan esere ilham kaynağı olan sergiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz ;
artviewer.org/lea-guldditte-h...