Naturalizmin en önde gelen yazarlardan biri Emile Zola. Germinal eserinde ezilen kitlelerin çığlığına dönüşmüş bir başyapıt. Emile Zola ezilenlerin ve işçilerin sesi olmasının karşılığını,cenaze töreninde on binlerce işçinin kitabının ismini "Germinal, germinal" diye haykırdığında almıştı.
Emile Zola öyle bir yazarki 1860 larda Fransanın kuzeyinde madencilerin yapmış olduğu eylemler için oraya gidiyor,direnişe katılıyor onlarla beraber savaş veriyor,madenlere iniyor ve herşeyi birebir yaşıyor. O yüzdendir ki kitabı okurken gerçekten bunu hissettiriyor bizlere.
"Neleri eksikti canım,son derece mutlu değil miydiler? İşletmenin verdiği evlerde oturan, işletmenin verdiği kömürü yakan işletmenin sırtından geçinen insanlardı hepsi" Tabağındaki kekliği bitirdikten sonra alabalığa geçen bayan Hennebeau ve masadaki diğerleri böyle düşündüler. Açlıktan ve sefaletten neredeyse kırılmak üzere olan maden işçileri için. Hayvan sürüsü gibi görüyorlardı onları ve içlerine girmedikleri için inandıkları peri masalları ile yaşıyorlardı. Ama bu durum değişmek üzereydi çünkü işçiler artık yavaş yavaş ayaklanmaya başlamış ve bu devranın böyle sürmeyeceğini onlara göstermek üzereydiler.
Kitap Fransız devriminden sonra işçi ve burjuva ayrımı yaşayan Fransa da geçiyor. Fransa'nın kuzeyinde bulunan bir kentte maden işçileri ve bu madenlerin sahiplerinin arasındaki amansız mücadeleyi okuyorsunuz. Bir taraf "ekmek ekmek ekmek" diye bağırırken diğer tarafın bundan haberinin olmaması olsa bile kulaklarını tıkaması ile başlayan direnişe 10 binlerce işçi ve halk karışınca aklınızın alamayacağı şeyler yaşanıyor.
Karakterler,insan tahlilleri o kadar iyi ki 550 sayfalık kitabı okurken onlarla aynı havayı almaya başlıyorsunuz. Benim için klasik kitaplarda en üst sıraları aldı bile.İyi bir okuyucunun muhakkak okuması gereken kitaplardan biri Germinal. Sevgiler. @Nevazen GerminalEmile Zola