Gönderi

HAYATIM-kitap yorumu
5/10
·120 syf.··
2022 85. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2022 11:06
Çehov hep okumayı çok sevdiğim bir yazardır. Bazı kitaplarını dili yüzünden okurken zorlansam da çoğu zaman gerçekten severek okurum. Uzun zamandır Çehov’a ara vermiştim ve bu yüzden bu eserine olan beklentim çok yüksekti. Neden bilmiyorum ama beğeneceğime emindim. Ancak hiç öyle olmadı. Konusundan kısaca bahsedersem; Çehov Hayatım’da ait olduğu soylu sınıftan ve alışılmış uğraşlarından gına getirip işçi sınıfına karışmayı seçen genç bir adamın hikâyesini anlatır. “Sermayenin ve eğitimin sağladığı ayrıcalıkları” reddeden Misail Poloznev, rızkını bedensel emek sarf ederek çıkarmaya karar verir. Onun bu “devrimci” hareketi toplumun bütün kesimleri tarafından tepkiyle karşılanır. Hatta yerleşik düzeni sarsan bu cüretkâr adım karşısında en düşük mevkideki işçi bile kendini tehdit altında hissetmektedir. Misail’in evlenip birlikte bir köye yerleştiği, üst tabakadan gelen Maşa da toplumsal sorumluluk ve diğerkâmlıktan uzak bir tavırla, fikirlere ve moda düşünce akımlarına kısa sürelerle hayatını renklendirmek için bağlanmaktadır. Yazar ana karakterinin evliliğindeki çatışmayı toplumsal gerilimlerle iç içe geçirir. Kendi hayatından ve Taganrog’da geçen çocukluğundan izler taşıyan bu eserinde Çehov, Rus toplumunun bütün sınıflarının yozlaşma ve ikiyüzlülüğüne yönelik belki de en sert eleştirisini yöneltmiştir. Konusunu hiç bilmiyordum ve kitaba başlayınca Orwell havası hissettim. O insan, emek, parayla ilişkili Orwell tarzı derin felsefik anlam çok hoşuma gitmişti. İlk 30-40 küsür sayfa çok akıcı ve merak uyandırıcıydı. Hızlıca okudum ve gerçekten beğeneceğim bir kitap olduğunu düşündüm ama ondan sonrası... resmen eziyet etti bana. Neden bilmiyorum ama geriye kalan kısımlarda yazar sanki garip bir ruh haline girmiş gibi hissettim. Sanki kalemi değişmişti. Asla akmadı kitap. Çok sıkıldım. Konunun, felsefenin etrafında daireler çiziyor ama asla o baştaki dokundurmasını yapamıyor, yaklaşamıyor gibi geldi. Boş okudum resmen her sayfayı. Olan bir olay da olmadığı için eserde doğru düzgün, giderek daha da uzaklaştım hem felsefesinden hem karakterlerden. Özellikle karakterler asla betimlenememişti. Başlarda her ne kadar akıcı da olsa ana karakterimiz dışında karakter aktarımı çok zayıftı, bu durum sonlarda tamamen arttı. Sonlara doğru yeni karakterler eklendi ama kim kimdir asla anlamadım. İsimler çok karışık, kimin nerden geldiği belli değildi. Karakterlerle bütünleşemedim ( ana karakterlerimiz de dahil). Vermek istediği mesajdan uzaklaştım ve artık bir süre sonra bitsin de gidiyim der gibi okudum. Cidden beğenmediğim bir Çehov eseri oldu. Bu beğenmemem belki benim yaşadığım yoğun döneme bağlıdır, bilemem ama yine de beklentimin çok çok çok altında kaldı eser. Elimde süründü. Kısacık olmasına rağmen yaklaşık 5 günde bitirdim. Çehov’la uzun zaman aonra bu şekilde karşılaşmayı istemezdim. Yazarın daha önce kitaplarını okumadıysanız kesinlikle bununla başlamamanızı ineririm. Çok daha güzel eserleri var. Altıncı Koğuş ve tiyatro olarak da Martı eseri gibi. Onları bayılarak okumuştum. Özellikle Çehov’un tiyatro eserlerini daha çok öneririm. Bu ederi benim için bir hayal kırıklığı oldu maalesef.
Edebiyat
HayatımAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,621 okunma
·
519 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merhaba. Kitabı az önce bitirdim. İncelemelere bir göz atayım derken bir çok kişinin beğenmiş olduğunu gördüm. Acaba bende mi sorun var anlamadım derken yorumunuza denk geldim. Harfi harfiyen aynı şekilde hissetmiş olmak beni sevindirdi. Objektif yorumunuz için teşekkürler. İsimler beni çok yıprattı. Sonda herkesten bahsettiği bölümde bu kimdi falan diye düşündüm. Ama başlara dönüp onların kim olduğuna bakmak dahi istemedim. Bitsin gitsin diyerek bitirdim. Keyifli okumalar dilerim