Puan vermedi·344 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Aralık 2022 23:36 Doğan Cüceloğlu hayatının iki ayrı evresini, gençlik ve yaşlılık dönemini, temsil eden iki karakterin sohbeti üzerinden kişinin hayatta kendi olarak var olabilmesinin hangi düşünce sistemi ile mümkün olduğunu aktarmıştır. Anlatım sırasında hayatın içinden kişilerle sohbetler farklı hayat hikayelerine tanıklık etmemizi sağlayarak anlattığı soyut kavramların daha somut halde ifade edilmesini sağlamış ve bu bence kitabı zenginleştirmiştir.
Kitapta bazı noktalarda biraz uzatıldığını düşündüğüm kısımlar ve kitabın psikolojiyle harmanlanarak hikaye olarak aktarılması temelinde hikayede basit bularak sıkıldığım kısımlar olsa da kitabın asıl olarak hikayeden ziyade insanlarda kendilerine dair bir bilinç oluşturmak amacıyla yazılmasından dolayı buna çok takılmamaya çalıştım.
İlk olarak kişinin kendi olabilmesi için bulunduğu toplumun kültürünün ezbere öğretileriyle hareket ve seçim yapmasından ziyade şahsiyet olarak yaşamında var olabilmesi gerekliliğinden başlamıştır. Aynı zamanda günümüzde sıkça kullanılan kişilik ifadesinin yanlış kullanımına da dikkat çekerek şahsiyet ifadesini kullanmıştır. Kültürün ezbere öğretileriyle kendi fikrini sorgulamadan hareket eden kişileri ise ‘Kültür robotu’ olarak tanımlamıştır. Yaşanılan toplumda bireye çocukluğunda saygı ve değer gösterilmeyerek büyütülmesi sonucunda birey saygı ve değere layık olmak istenciyle hareket ederek toplumun ondan beklentilerine yönelik yaşamaya çalışmaktadır. Fakat bunu yaparken içten içe kendisine karşı davranışları sebebiyle mutsuz bir birey olmaktadırlar. Böyle bir toplumda içinde olmasından dolayı bireyin ‘Ben’ine ulaşması için cesaret ve güç göstermesini gerektirmektedir. Aynı zamanda savaşı sadece topluma karşı değil yıllardır kendi içinde benimsediği değerlere karşı durması gerekmektedir. Bireyin iç huzuru ve mutluluğu için şahsiyet olabilmeyi başarması önemlidir. Bunun için kitapta insanın anlam verme sürecini kapsamlı ve yalın bir şekilde aktarılmış.
Maalesef hayatta herkesin kendisinin olduğu gibi kabul edildiği bir ortamda büyüme fırsatı olmayabiliyor. Bu koşulların olumsuz etkileri ne kadar azaltılabilirse öncelikle kişinin kendisine ölçülemez derece bir fayda sağlayabileceği gibi uzun vadede topluma getireceği fayda da es geçilemeyecek kadar önemli olacaktır. Bu bağlamda bu kitabı herkesin okumasını istemekle birlikte özellikle lise çağındaki öğrencilerin okumasını isterdim. Umarım ben de hayatım boyunca gerçek anlamda kendim olarak yaşamayı başarabilirim.