3+1 Anadolu Efsanesi
7/10
·222 syf.··
2022 4. kitabı
Daha önce incelemesini yaptığım eserlerin kaynağı o dönemin güncel Anadolu'su ve Anadolu insanıydı. Bu eserin de kaynağı Anadolu ama insanı biraz daha derinden. Yaşar Kemal'in okuduğum bu ilk eserinde Anadolu'nun eski insanlarına dair eskimeyenler etrafında bir yolculuğa çıktım. Öncelikle şuna dikkat çekelim: Kitapta Köroğlu'nun tam efsanesi anlatılmıyor. Zira kapakta Köroğlu yazsa da kitabın içindeki isminde de yazdığı gibi anlatılan efsane Köroğlu'nun ortaya çıkışına dair. O yüzden efsane yarım kaldığında şaşırmayın. Gelelim efsaneye. Hikayenin giriş gelişme sonuç bölümün çoğumuzun aşina olduğu şekilde gerçekleşiyor, aradaki boşluklar doluyor ve merak edilenler cevap buluyor bu kısımda. Fakat hala okunmaya değer kılan kısmı yalnızca yarım yamalak bilinen bir efsanenin eksiklerini kapatmak değil. Efsaneyi efsane kılan özellikler fizik kuralları açısından olağanüstü şeylerin gerçekleşmesi değildir yalnızca. Ruhen de olağanüstü olmasa da olağandışı bir şeyler her zaman efsaneye eşlik eder bu tür eserlerde. Tekdüze karakter ile gerçek bir efsanenin/trajedinin farkını bu gibi eserlerde anlarız. Karakter değişimi çok sık yaşanmaz bu tür eserlerde. Ya ilk karşılaştığımız gibi veda ederiz karaktere ya da önemli bir olayla hayatı ikiye bölünür, iki tane farklı, başı sonu aynı karakter görürüz. Tekdüzelikten kurtaran nedir bunu? Çünkü efsane bunu gerektirir. Efsane bir karakterin efsanesi değildir yalnızca, bir duygunun, bir düşüncenin, bir davranışın efsanesidir. Bu yüzden hayata dair olağandışı kararlılık ve üstünlük gösteren duygu, düşünce ve davranışları bu efsanelerdeki karaktere benzetiriz. Önemli olan bununla birlikte kendi yörene ait efsaneyi kavramak lazım. Bu yüzden Köroğlu hala aramızda yaşamaya devam eder, biz sebebini artık pek anlamasak da. Bu düşünceler de yarım yamalak efsaneyi tamamlamaya yardımcı olur. Karacaoğlan'ın efsanesi ise bir efsaneden daha çok bir trajediye ait esintiler taşır. Birçok şeyin sebebi yoktur trajedilerde olduğu gibi. Karacaoğlan neden yola çıkıyor? Çünkü çıkması gerek. İnsanın bam teline dokunan sözler söylemeyi nereden biliyor? Çünkü bilmesi gerek. Diğer birçok şey öyle olması gerektiği için öyledir. Yukarıda da bahsettiğim gibi bu onu tekdüze yapmaz, burada derinleşen karakterin kendisi değil bir yapı, bir düşüncedir. Herhangi bir kehanet olmasa da Karacaoğlan için önceden yazılmış bir kader olduğu sezilmektedir hikaye boyunca. Bu sarsıcı, derine işleyen sözler ancak bir yaradan gelir. Kaaracoğlan'ın geçmişe ait yarasından söz edilmez, öyleyse bu yara gelecekten zamanı bükerek gelen bir yaranın sesidir. Tüm hikaye boyunca da bu yaranın gerçekleşeceği anı bekleriz. Ve gerçekleşir en nihayetinde. Bununla da trajediye ait birçok gereklilik yerine gelmiş olur. Yani bu da güzel işte. Beni en çok şaşırtan Alageyik Efsanesi oldu açıkçası. Karacaoğlan'ın trajedisi Köroğlu'nun doğaüstü ögeleriyle birleşmiş gibiydi. Halil'in asla vazgeçemediği tutkusu felaketi olur. Tutkunun felakete dönüşme yolculuğu da özenle hazırlanmıştır. Bu koku ilk sayfadan itibaren vardır ve sürekli ortaya çıkmaya zemin hazırlar. İlk ava gider ve büyük felaket gerçekleşecek gibi olur gerçekleşmez, köye iner bir felaket gerçekleşmek üzeredir, önüne geçilir, savaş çıkar yine durumlar düzelir, tam da işler düzeldi tekrar felaket bu sefer daha keskin bir koku ile yayılır köye. Gel gelelim kahramanlarımız bundan da ağır yaralı da olsa kurtulmayı başarır, üstüne düşmanlarını öldürür. Ama Halil o geyiği avlayacaktır. Çünkü avlaması gerekir. Çünkü bu bir trajedidir. Düşmanlar ölmüş, Zeynep hayatta kalmış, Halil Zeynep'e kavuşmuştur. Ama o son geyik vurulmalıdır. Böyle işte. Ve Yaşar Kemal . Usta hakkında iyi veya kötü herhangi bir şey demeye yetkin olmadığımı düşünüyorum. Yapı ve teknik hakkında başka eserlerde buluşalım. Şimdi ise kendi Yaşar Kemal'inizi kendiniz keşfetmek zorundasınız. Bu yazıda efsanelerimizi trajedi gözlüklerimle birlikte ele almaya çalıştım. Trajedinin kendisi ile birlikte Üç Anadolu Efsanesi 'ndeki trajedi ögelerinin insana dair birçok şey anlattığını düşünüyorum. 'Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye' olarak tanımlıyor efsaneyi TDK. Köroğlu'na dair bir şeyler veya Karacaoğlan ismini duymayan var mıdır aramızda? Belki sadece Alageyik Efsanesi'ni duymamış olabiliriz ama bu da sorun değildir. Çünkü ismine aşina olduğumuz birçok şeyi ve aşina olduğumuz isimlerle birlikte anılan isimleri bilmek gibi olağanüstü bir özelliğimiz olduğu için okumadan fikir sahibi olmak konusunda zorluk çektiğimiz söylenemez. Umarım bu özelliğimiz ileride yalnızca efsanelere konu olur ve geleceğe aktarılmaz.
İnsan
Üç Anadolu EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202514,1bin okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.