Puan vermedi·344 syf.····Okunma: 14 Aralık 2022 04:19 Yaşam döngüsü bir insanın doğduğu andan ölene kadar süren bir zaman diliminden ibarettir. Bu zaman dilimi basit gibi gözükse de birçok evreyi içinde barındırır. Her evrede insan bambaşka şeyler tecrübe eder. Ama yaş aldıkça zamana karşı bakış açımız değişir. Çünkü adımımızı temkinli atmaya başlarız. Biliriz ki her şey çocukluğumuzda olduğu kadar masum değildir. Yazarımızın kitapta yer verdiği bir cümleye bu nedenle sonuna kadar katılıyorum:
ZAMANIN YATAĞI, DUYGULARIN ÇERÇEVESİDİR.
İşte kitabımızda küçük bir çocuğun zamana karşı olan mücadelesine tanık oluyoruz. Çok fazla içerik ile ilgili detaya girmek istemiyorum. Çünkü okuyan çoğu bookstagram arkadaşımız kitabın içeriğinden bolca detay paylaştı. Benimde tekrara düşmeme gerek yok. İçeriğini merak ediyorsanız başka yorumlara da göz atabilirsiniz. Sadece değinmek istediğim birkaç şey var. 7 yaşındaki çocuğun hikâyesini daha çok çocuk bakış açısı ile okumak isterdim. Lâkin okuduğum cümlelerde genelde yazarımızın bakış açısı ile karşılaştım. Çünkü okurken bazı şeyleri sorgulamamızı istemiş. Bu da bence olaylar üzerinde daha çok dramatize yaratmasına sebep olmuş. Dramatize ederken de sıklıkla betimlemelerden yararlanmayı tercih etmiş. Yazarın anlatımı ne kadar sade olsa da betimleme fazlalığı sevmeyenler için okuma süreci biraz yorucu geçebilir. Açıkçası fazla olması beni rahatsız etmedi ama "Keşke betimlemeler hikâyenin bazı kısımlarında uzatılmasaymış." diye düşündüm. Bu eleştirimi görmezden gelip genel olarak ele alırsam ruhsal ve fiziksel betimlemeler ile karakterlerin bütünleştirilmesini başarılı buldum. Böyle bir döngünün içinde ayakta durmaya çalışmak bir çocuk için bile çok zor... Bunu okurken derinden hissettim.