Kitabın ilk 400 sayfasında gerçekten bir çocuğun hayatta karşısına çıkan bütün kötülüklere karşı karakterini korumaya çalıştığı bir mücadele görüyorsunuz.
Bazı kısımlar o kadar etkili ki; Oliver'a yapılanlar karşısında sinirlenirken aynı zamanda bu insanların hayatımızın içinde de var olduklarını fark ediyorsunuz.
Yazar gerçekten olayları ayrı ayrı anlatma konusunda çok başarılı ancak son 200 sayfada, olayların birbiriyle örtüşmeye başladığı kısımlarda yani, yeşilçam filmi izliyormuşsunuz gibi hissettiren bir his uyandırıyor sizde. Kitabı hayatın gerçekliklerinden ayıran kısım da bu son kısım. Olaylar o kadar olumlu ilerliyor ki minik yetimimiz için sanki bunlar gerçekler değilmiş de, Oliver'ın hummadan yataklara düştüğü zaman kurduğu düşlermiş gibi.
Mutlu son sevmeme rağmen bu kadarını biraz abartı buldum ancak çocuğun çektiği onca acıdan sonra böyle bir mutluluğa kavuştuğu için de mutluyum.