Holokost edebiyatının bir klasiği:
Auschwitz’in Külleri..
Kitabın yazarı Charlotte Delbo’nun adını daha önce hiç duymamıştım. Biraz araştırdığımda, kendisinin Yahudi olmayan ancak, Fransız direniş hareketi içinde yer alması sebebiyle, tutuklanarak Auschwitz toplama kampına götürülmüş bir tiyatrocu olduğunu öğrendim. Oyuncu yazarın bitmek tükenmeyen tiyatro aşkı ve yaşam azmi gerçekten kayda değerdi..
20. yüzyılın ve belki de tüm insanlık tarihinin en karanlık, yaşamayanların hayal etmekte bile zorlanacakları sayfasını, Nazi toplama kamplarını hem içeriden bir bakışla hem de yaşanmış acıyı da aşan, ölümü ve sevgiyi şiirselleştiren bir dille anlatıyor, Delbo.
Belki de Charlotte Delbo’nun, “yaşamaya hak kazanmak için en azından dans etmeyi öğrenmemiz gerektiğini” söylediği dizelerine kulak vermenin tam zamanıdır..
Bu güne kadar okuduğum Nazi mezalimini anlatan kitaplardan farklı buldum. Çarpıcı ve etkileyici bir kitap…