·
Okunma
·
Beğeni
·
854
Gösterim
Adı:
Auschwitz'in Külleri
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
415
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799756363767
Orijinal adı:
Auschwitz Et Apres
Çeviri:
Sedef Ecer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alkım Kitabevi
Charlotte Delbo, 1943'te meşhur 24 Ocak konvoyuyla Auschwitz toplama kampına gönderilen 230 kadından biriydi. Yahudi değildi; Fransız direniş hareketi içinde yer aldığı için tutuklanmıştı. Ayrıca tiyatrocuydu. Savaştan önce ünlü tiyatro adamı Louis Jouvet'nin asistanı olan Delbo, o korkunç ölüm kamplarının dehşet atmosferi içinde bile eline geçirdiği bir Moliere oyunuyla mutlu olabilecek kadar gönülden bağlıydı tiyatroya.
Delbo'nun üç kitaptan oluşan ve burada tek cilt halinde sunulan tanıklığı onun bu yanınai tiyatrocu/yazar duyarlılığına ve keskin gözlem gücüne çok şey borçlu.

Delbo'nun anlatımıyla, çekilen ıstırapların ortasında çok ustaca çizilmiş insan portreleri beliriyor; aşk ve ölüm, umut ve umutsuzluk, dostluk ve çaresizlik gibi izlekler ete kemiğe bürünerek, ölüm kamplarının bir deri bir kemik kalmış kadın tutuklularının gözlerinden bizlere yansıyor.

20. yüzyılın ve belki de tüm insanlık tarihinin en karanlık, yaşamayanların hayal etmekte bile zorlanacakları bu sayfasını, Nazi toplama kamplarını hem içeriden bir bakışla hem de yaşanmış acıyı da aşan, ölümü ve sevgiyi şiirselleştiren bir dille anlatan bu tanıklığı bir kez daha belki bugün hala yapılmakta olanları da düşünerek okuyacaksınız.
2.Dünya Savaşı döneminde Nazi toplama kamplarına ait bilgi ,belge ,döküman ve kitap araştırmalarım sırasında Fransız tiyatrocu Charlotte Delbo tarafından kaleme alınmış Auschwitz'in Külleri kitabına rastladım.2.Dünya Savaşı yıllarında Fransız direnişçiler hem Nazi işgaline hem de işbirlikçi hükümete karşı direniş gösteriyorlardı.Naziler yakaladıkları erkek direnişçileri kurşuna diziyor kadın direnişçileri ise toplama kampına yolluyorlardı.Charlotte Delbo da bu direnişçilerden biriydi.Delbo 1943 yılının meşhur 24 Ocak konvoyu ile Auschwitz toplama kampına gönderilen kadın direnişçiler arasındaydı.Aynı zamanda tiyatrocu olan Delbo toplama kampında yaşadıklarını kendine has üslubuyla ve yer yer tiyatral bir anlatımla okuyucularına aktarmaktadır.O döneme merakı olan okuyucuların beğeneceğinizi umduğum bir çalışma olmuş.Tavsiye olunur.
Charlotte Delbo nun bitmek tükenmeyen tiyatro aşkı ve yaşam azmi gerçekten kayda değer..kitaplığımızda bulunması ve zaman zaman Okunması gereken tarihe ışık tutacak bir eser olarak nitelendiriyorum.
Yalvarırım ..
Bir şeyler yapın. .
Bir dans öğrenin. .
Bir adım. .
Varlığınızı hak ettirecek ..
Derinizi ve tüyerinizi giyme hakkı verecek ..
Yürümeyi ve gülmeyi öğrenin. .
"Hiç bir şey sizi
"Bir ölüyü sevmek kadar yüceltemez..
"O zaman hayatta güçlenir ..
...ve kimseye ihtiyaç duymazsınız
Var oluşa dair en önemli sorgulama kamptan çıktıklarında oluşur ..
...bu acıyla nasıl yaşanır ?
"En küçük kardeşim çok "güzeldi" diyor ..
"Bilemezsiniz nasıl "güzeldi "
Yüzüne bakmamış olmalılar ..
"Baksalar "öldürmezlerdi. .
"Öldüremezlerdi .
Dün açtılar.
Kafaları bitliydi..
Kaşınıyorlardı .
Pis çorbaları yuttular. .
Ishal oldular ve dayak yediler ..
Dün acı çektiler. .
Dün "ölmek " istediler ..
Ve bütün gün , bütün gece ..
..her gün, her gece bacalar. .
..Avrupanın tüm ülkelerinden gelen bu "yakıt" la
......tütüyor.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Auschwitz'in Külleri
Baskı tarihi:
2004
Sayfa sayısı:
415
Format:
Karton kapak
ISBN:
9799756363767
Orijinal adı:
Auschwitz Et Apres
Çeviri:
Sedef Ecer
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Alkım Kitabevi
Charlotte Delbo, 1943'te meşhur 24 Ocak konvoyuyla Auschwitz toplama kampına gönderilen 230 kadından biriydi. Yahudi değildi; Fransız direniş hareketi içinde yer aldığı için tutuklanmıştı. Ayrıca tiyatrocuydu. Savaştan önce ünlü tiyatro adamı Louis Jouvet'nin asistanı olan Delbo, o korkunç ölüm kamplarının dehşet atmosferi içinde bile eline geçirdiği bir Moliere oyunuyla mutlu olabilecek kadar gönülden bağlıydı tiyatroya.
Delbo'nun üç kitaptan oluşan ve burada tek cilt halinde sunulan tanıklığı onun bu yanınai tiyatrocu/yazar duyarlılığına ve keskin gözlem gücüne çok şey borçlu.

Delbo'nun anlatımıyla, çekilen ıstırapların ortasında çok ustaca çizilmiş insan portreleri beliriyor; aşk ve ölüm, umut ve umutsuzluk, dostluk ve çaresizlik gibi izlekler ete kemiğe bürünerek, ölüm kamplarının bir deri bir kemik kalmış kadın tutuklularının gözlerinden bizlere yansıyor.

20. yüzyılın ve belki de tüm insanlık tarihinin en karanlık, yaşamayanların hayal etmekte bile zorlanacakları bu sayfasını, Nazi toplama kamplarını hem içeriden bir bakışla hem de yaşanmış acıyı da aşan, ölümü ve sevgiyi şiirselleştiren bir dille anlatan bu tanıklığı bir kez daha belki bugün hala yapılmakta olanları da düşünerek okuyacaksınız.

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Beytullah Ömer DUMLU
  • Vural Karasu
  • Gülşah Şahin
  • Hakan Yetmez
  • LouSalome
  • Ebru Ince
  • Çağatay ZEREN
  • Yok
  • Levent Göven
  • Aslıhan Uğuz

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%57.1 (4)
9
%14.3 (1)
8
%28.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0