İkinci Dünya Savaşı'na kocasını ve üç oğlunu gönderen bir kadının hikâyesini, aslında sadece onunkini de değil, onun nezdinde tüm köylünün ve hatta savaşın olumsuz etkilediği tüm insanlığın öyküsünü anlatıyor #k:866.
Daha on sekizini bile doldurmamış çocukların dahi savaşa çağrılması, hanelerde neredeyse erkek kalmamasına rağmen tarlaların ve bahçelerin ekimine devam edilmesi gerekliliği, hasatın büyük bir bölümünün cepheye askerlere yiyecek olarak gönderilmesi, kalanların kıtlıkla ve açlıkla imtihanları ve ardından da savaşın o soğuk yüzü ve tabi hüzünlü sonuçları...
Tüm bunların akabinde bir vazgeçiş öyküsü değil okuyucuyu bekleyen, tam tersine; hiç yılmadan ve umudunu yitirmeden dimdik ayakta duran ve çevresindekileri de ayakta tutan, vatanını ve milletini bir anne şefkatiyle seven bir kadının öyküsü aslında...
Cengiz Aytmatov'un lirik bir üslupla kaleme aldığı bu güzel eseri, okuyucuyu illa ki yakalayacaktır bir yerinden. Kimini aklından, kimini ise yüreğinden.
Kitapla kalın her dem...