·141 syf.····Okunma: 11 Haziran 2017 14:52 ********* SPOİLER İÇERİR***********
Bu incelemeyi yazabilmek için kitabı bitirip birkaç saat sindirmeye çalıştım. Kitap 2 bölümden oluşuyor.1. bölümde öyküler 2. bölümde ise masallar.Kitabın dili tasvirleri çok iyi defalarca Şirince'ye gittim ama Sabahattin Ali oranın eski halini öyle güzel betimlemiş ki gözümde canlandı.Aslında bu kitapta beni etkileyen 2 masal vardı.Eğer Sabahattin Ali'nin hayatını okuduysanız mutlaka sizin de dikkatinizi çekecektir. Sabahatin Ali 1907-1948 yılları arasında yaşamış Osmanlı Devletinin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu dönemlerini görmüş eserlerinde bu dönemin etkileri görülüyor.Bahsettiğim 2 masaldan biri ''Koyun Masalı'' George Orwell' in Hayvan Çiftlİğine oldukça benziyor.Bu masaldaki karakterler halk koyunlar, kurtlar İtilaf devletleri, çoban padişah, köpekler ise Atatürk yönetimi.5 sayfa olmasına rağmen çok iyi yazılmış bi taşlama olmuş ama okurken kendimi çok garip hissetmeme neden oldu. Çobanın koyunları sömürmesi kötü davranması ile başlıyor, son gelen çobanın koyunları kurtlardan korumak yerine birkaç koyun atıp savuşturuyor.''Günün birinde yabani hayvanlar, canavarlar birbirine girdi kışta sert olunca kurtlar ayılar yiyecek bulamayıp azmışlardı''( Burayı 1.Dünya savaşı olarak düşünebiliriz.) '' Canavarların kıpkırmızı açılan ağızlarıyla iri dişlerini görünce koyunlar işin şakaya gelmeyeceğini anladılar.Köpekler de koyunlar elden gidince kendilerinin aç kalacağını düşünüp gayrete geldiler hep beraber sıska kurtlara saldırdılar.( Buraya bakacak olursak halkın zaten işgallere karşı geldiğini bunu Atatürk sayesinde olmadığını vurgulamış.)Koçlar başını öne eğip iri boynuzlarıyla canavarların üstüne yürürlerken,köpekler de bi hayli havlayıp gürültü ettiler. Daha sonra ''hep birlikte çobanın üstüne yürüdüler. Ödlek çoban kaçıp canını zor kurtardı.'' ''Bu kavgadan en karlı çıkan köpekler olmuştu hem çayırlardaki kurt leşlerini hem de dövüşürken ölen koyunları yiyip iyice doymuşlardı.'' daha sonra köpekler '' Sizi kurtlardan da çobanlardan da kurtardık'' diyerek burunları büyüdü. İçlerine büyüklük kurdu düştü ve rastgele köpeklerden olmadıklarını düşünmeye başladılar ''Köpek ne demek? Bizim de aslımız kurt değil mi?'' diye övünüyorlardı.(Savaşı halkın kazandığını ama Atatürk yönetiminin bizim sayemizde kazandığını söylediğini vurgulamış.)Masalın sonunda ise '' Bu dünyada çobansız da, köpeksiz de yaşanabilirmiş. Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur. Bari siz gözünüzü açın da ilerde başınıza yeniden itler musallat olursa, sürüyü canavarlara paralatmadan onları defetmeye bakın.'' Masalın birçok yerinde buna benzer vurgular var ben sadece öne çıkanları yazdım. Diğer masal ise kitaba adını veren ''Sırça Köşk''. Ben Sırça Köşk'ü TBMM ye benzettim. Kitap için incelemem bu kadar umarım okumak isteyenler için faydalı olur.