¶¶Tüm kalbimle, kendimi unutkanlık uykusuna teslim etmek istiyor ve arzu ediyordum. Keşke unutmak mümkün olsaydı da devamı gelseydi.¶¶
¶¶Hayatımda ilk kez ansızın gelen bir huzur hissetmiştim.¶¶
¶¶Sadece gölgem için yazıyorum; gaz lambasının duvara yansıttığı gölgem için. Kendimi ona tanıtmam gerekiyor. ¶¶
¶¶Lakin tek korkum, henüz kendimi tanıyamadan, yarın bir gün birdenbire ölüvermek.¶¶
Kitaba olan ilgim; gördüğüm bir alıntı ile başladı, neden(?) daha önce Sadık Hidayet okumadım ki dedim bir anda. Böylesine karamsar bir dünyaya sahip insan acaba özelinde neler yaşamıştır dedirtti bana. Araştırmalar yaptıkça şaşkınlığım, merakım arttı.
Uzun zamandır bir kitabı böylesine bir hevesle okumamıştım hatta o alıntıya denk gelebilmek için sabırsızladım bile. Kitabın son cümlesiymiş meğer...
#190206238
Doğu'nun Kafka'sı olarak tanımlarlarmış kendilerini. Hani Kafka da az çekmedi Milena'dan. Yazarın kitabındaki gizemli sevgilisinin yok oluşunu anlatması; biz okuyuculara da o karamsar aşk acısını çektiriyor.Ve mistik bir anlatıyı, bireyin dünyasını keşfetmeye koşuyor. İnsan ruhunun derinliklerine uzanan; yalnızlığa, aşka ve saflığa dair sürekli evrilerek, dönüşerek ilerleyen bu şiirsel anlatı kâh ıssız topraklarda bir başına dolanıyor kâh kanatlanıp göklere çıkıyor.
Kör Baykuş, gerçek ile hayal arasında, zaman ve mekândan Azad edilmiş kurgusuyla dünya edebiyatında da kendine yer edinmiş, ikamesi olmayan bir şaheser oldu benim nezdimde. Geç kalmışlığıma pişman olsam da varlığına olan şahitliğim de paha biçilemez hani. ;))
Henry Miller kitap hakkında "üzerine konuşmaktan hiç bıkmayacağım bir eser. " diye tanımlamış. Tam deyim yerinde bir haldeyim.
Ölümünden birkaç yıl önceki kendini ifade etmesi ise içimde bir yerlere işlendi ve sonsuzlukta yerini edindi... Ruhun şad olsun Sadık Hidayet...
"Hayat hikâyemde önemli bir şey yok, başımdan ilginç
olaylar geçmedi. Ne yüksek bir mevki sahibiyim, ne de
sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir
öğrenci olamadım, başarısızlıklar her yerde buldu beni.
Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum;
şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı...
Bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni,
haklıydılar belki de."