don kişot
8/10
·297 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2022 20:01
Don Kişot Doğrusu çocukluğumda adını defalarca duyduğum kahramanla tanışmak beni heycanlandırdı. Kitabımı elime aldığımda kimmiş bu Don Kişot, görelim artık diyerek okumaya başladım. Gördüm mü? Hemde çok iyi bir şekil de! Benim kafamda kalıplara sığdırdığım hiçbir karaktere benzemiyordu. Sevgili Don Kişot (Senyör), şövalye kitapları okuyan ve bağımlısı olan bir zır deli. Deli dedim diye kötü algılamayın, iyi bir deli. Ben de kitap okumayı seven bir deliyim:) Neyse işte. Senyör gerçeklikle olan tüm bağını nerdeyse kaybettiğinde artık onun için hiçbir şey aynı değildir. Mesela ne aynı değil? Değirmenleri tehlikeli bir şey olarak görüp, onlara saldırmak, Kuzuları birbirine savaş açan askerler sanmak, Sevdiği köylü kızını ulaşılmaz bir prenses sanmak, Kendisini Don Kişot adında bir şövalye sanmak! Ve daha nicesi... Bu liste uzar gider. Komik diyalogların sık sık olduğu, mizahi bir şekilde romanı ele alan yazar, size aslında iki katmanlı derin bir hikaye sunuyordu. İlk katmanı, çocuktan yaşlıya herkesin zevkle okuyacağı bir şövalyenin komik maceraları iken; ikinci katmanı, gerçeklerle ilgili tüm bağını koparıp, kitapların büyükeyici dünyasının içine giren ve kendisine bambaşka bir yaşam inşa eden bir şövalyenin duygularını ele alıyordu. İlk katman gerçekten beni oldukça eğlendirdi ve güldürdü. Özellikle Don Kişot'un kendisine yol arkadaşı olarak seçtiği seyis (Sanço) benim okurken en çok keyif aldığım karakter oldu. Sanço ve bir adanın hayalinin peşinden sürüklenişi beni güldürsede, zavallı Sanço'nun son haline üzüldüm. Romanın ikinci katmanını ise uzun uzun uzun düşündüm ve benim, işte yazarın anlatmak istediği buydu, diyerek ulaştığım sonuç ise şuydu: Her kitabın bir kapısı vardır ve kapılarının bizlere açılması için ise o kitaba karşı duyduğumuz istek ve beklentinin yüksek olması gerekir. Özellikle sevdiğiniz bir tür ve kendinizle bağdaştırdığınız karakterler varsa geçmiş olsun, artık siz o kitabın içine hapsolmuşsunuz demektir! Kitabının içine girmesi belki zor değildir ama ya çıkması? Çıkması kolay mıdır? Kolay olsa bizim cesur şövalyemiz o kapıları açıp, benliğini hayallerine teslim etmeden neden çıkamadı? Bazen kitapların büyülü evreninde kaybolmamak imkansız. Ve ben Don Kişot'un o yel değirmenlerine saldırmasını bile eleştirmedim. Seni anlıyorum, Mançalı korkusuz şövalye! Deliliğin sizin sözlüğünüzdeki karşılığı ne bilmiyorum ama benim sözlüğümdeki kesinlikle bu! Delirmek istedim bir an! Kendimi farklı bir evrenin içinde sanmak, kaçmak istediğim bu evrenle tüm bağlarımı koparmak istedim. Bana bu duyguyu yaşatan bu kitaba teşekkür ederim. Sonu. Bazı kitapların sonu olur. Bu kitabın bir sonu yoktu. Gerçekleşmemiş hayallere sonlar yakışmaz. Belki ölüm seni aldı ama hayalleri olan yüzlerce insan hala yaşıyor. Kitabın konusunu anlatmaktan çok kitabın bende uyandırdıklarını, karakterler hakkındaki düşüncelerimi yazmak daha çok keyif veriyor bana. Umarım yorumum beğenirsiniz. Miguel de Cervantes
Hayata Dair
Don KişotMiguel de Cervantes · Dorlion Yayınları · 201927,5bin okunma
·
320 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.