Arkamızda görünmez bir çuval vardır ve ebeveynlerimizin hoşuna gitmeyen tarafımızı, onların sevgisini güvenceye almak için bu çuvala koyarız. Okula başladığımızda çuval bir hayli büyümüş olur.(...) Lisede de çuvalı doldurmaya devam ederiz. Artık bize baskı yapanlar, kötü olan büyüklerimiz değil, kendi yaşıtlarımızdır. (...) Yirmi yaşına kadar hayatımızı, çuvalın içine hangi parçalarımızı koyacağımıza karar vererek, geri kalanını da o parçaları çıkarmaya çalışarak geçiririz.