''İnsanlardaki seyir merakı, bu merakın doğurduğu acımasızlık, habire dönen karanlık bir çark, çarkın öğüttüğü insanlar, yarım kalmış sevdalar ve parçalanmış hikayeler...''
Hasan Ali Toptaş'ın acı kaleminden dökülen bu buruk hikaye, şu ana kadar okuduklarım arasında yazarın en sevdiğim kitabı oldu. Olay örgüsü, anlatım gücü ve betimlemelerin zenginliğiyle birlikte acı bir tebessümle okudum her sayfasını. Okurken de kendimi insanların iç dünyalarına, acımasızlığına o kadar yakın hissettim, kitabın o kadar içine girdim ki, bir an çıkıp olaylara müdahale etmek istedim.
Olay örgüsü, gerçek dışı harika bir kurgu ve bir o kadar da hayatın tam içinden bir kesit gibi sunulmuştu bize yazar tarafından. Hasan Ali Toptaş'ın zaten kendine özgü apayrı bir yazım dili vardır. Adeta imzasını bırakır yazdığı kitaplara. Öyle ki tek bir sayfasını okuyarak bile onun yazıp yazmadığını anlayabilirsiniz. Bu kitapta da kelimeler adeta bir müzik parçasının notaları gibi birbiri ardına eklenip giderek büyüyerek çok net betimlemeler çıkarmıştı ortaya. Bu sebepledir ki olay ve mantıksallığı bir anda bir kenara bırakıp kitabın çok derinlerine dalarak kendinizi gerçekten çaresiz ve kör kuyularda hissedebiliyorsunuz.
Kişi betimlemeleri de kitapta bayılarak okuduğum bölümler arasındaydı. Tek bir kişi üzerinden, mantık dışı betimlemelerle, bir o kadar hayata dair ve toplumun bir kesimini betimlercesine yapılmıştı ki bir solukta okunuyor, okurken eşsiz bir zevk veriyor ve bittiğindeyse gözünüzün önünde bir resim çizmiş oluyordu yazar. Bunu yaparken de kelimelerin melodisinden yararlanıyor ve her anlamda bir sanat yapıtı koymuş oluyordu ortaya.
Kesinlikle tekrardan okuyacağım kitaplar arasında yer alan bu kitabı herkese tavsiye etmek isterdim fakat herkese hitap edebilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Farklı okurların farklı beklentilerine göre incelendiğinde ya çok beğenilecek ya da hiç beğenilmeyecek bir kitap olabilir. Kitap hakkında yazılmış bazı yorumları okuduğumda da bunu fark ettim açıkçası. Kimilerine göre çok ağır hüzünlü, kimilerine göre de saçma diye nitelendirilmiş. Tamamen sizin bir kitaptan ne beklediğinizle alakalı. Dikkatli okunması gereken, çok derin ve her şeyi bir kenara bırakıp kelimelerin ardında yatan binlerce anlama kendinizi kaptırdığınızda etkisinden çıkamayacağınız bir kitap.
Hasan Ali ToptaşBeni Kör Kuyularda